(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ile davalılar A. ve S. A. vekillerince temyiz edilmiş davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Hüseyin Aydın ile davalılar A. ve S. A. vekili avukat Ahmet Karaibrahimoğlu geldi. Davalı R. A. gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında noterden düzenleme şeklindeki 26.6.1996 tarihli sözleşme ile davalılara ait arsaya davacının (arsa payı karşılığı inşaat) yapması kararlaştırılmıştır. Davalı A. ile S. 10.8.1998 tarihli ihtarı ile akdi feshetmişler, bunun üzerine davacı yüklenici açtığı ilk davada diğer talepleri yanında akdin haksız feshi nedeniyle kar kaybı için talepte bulunmuştur. Bu davada akdin feshi hakkında açıklama yapmayan R.'yı da davalı olarak göstermiştir. Arsa sahiplerinden R.'nın akdin feshi yönünde yazılı bir talebi yok ise de yüklenicinin açtığı davaya karşı verdiği cevapta feshe karşı çıkmayıp yüklenicinin açtığı davanın reddini istediğinden akdin feshinde yüklenici ile arsa sahiplerinin tamamının iradelerinin birleştiği kabul edilmelidir.
Bu nedenle mahkemece akdin feshinin haklı olup olmadığı ve davacı yüklenicinin yaptığı iş nedeniyle alacağının tesbiti gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 35 nolu parsele yaptığı inşaatın plan ve projesine uygun bulunmadığı ve yapı için kullanma izni alınamayacağı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişilerin bu beyanının dayanağı araştırılmadan dava sonuçlandırılmıştır.
O halde mahkemece yapılan imalatın sözleşme, ruhsat ve projesine ve imar mevzuatına uygun olup olmadığı, bu hali ile ya da tadilat ruhsatı alınmak sureti ile yasal hale getirilip getirilmeyeceği Belediye'den sorulup bilirkişilerden ek rapor alınarak davacının sözleşme ve mevzuata uygun bir inşaat yapmadığının anlaşılması halinde yüklenicinin arsa sahiplerinden 25 nolu parseldeki eski binanın boşaltılıp teslimini isteyemeyeceği dikkate alınarak feshin haklı olduğu kabul edilip aksi takdirde arsa sahipleri eski binayı yıkıp teslim etmemek suretiyle kusurlu kabul edilerek feshin haklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Fesih tarihi itibariyle inşaatın getirildiği seviye tapu almaya hak kazanacak derecede olmadığından tapu ile ilgili talebin reddi yerindedir. Bu durumda davacı yaptığı imalatın fesihte iradelerin birleştiği ilk dava tarihi itibariyle bedelini isteyebilir. Davacının yaptığı imalatın yasal ve arsa sahiplerinin yararına olduğu anlaşıldığı takdirde bedeline hükmedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı ile davalılar A. ve S. yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı A. ve S.'ya, aynı miktarın davalı A. ve S.'dan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 07.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy