(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı taşeron 1998/535 esas sayılı davada; 4.315.000.000 lira işçilik bedeli alacağından yapılan 420.000.000 lira ödemeyi düşerek kalan 3.895.000.000 liranın tahsilini istemiştir. Davalı cevabında; talep edilen işçilik bedelinin fazla olduğunu, işçilik bedeli olarak davacıya 981.500.000 lira ödeme yaptığını, bakiye borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava kısmen kabul edilerek 38.177.500 lira bakiye alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık işin bedeli ve ödemelere ilişkindir. Alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davacının hak ettiği işçilik bedeli alacağı üst kat yapım işlerinden 784.977.500 lira, alt kat yapım işlerinden 598.200.000 lira olmak üzere toplam 1.383.177.500 liradır. İşçilik bedeli olarak davacıya yapılan ödeme tutarı ise cevap dilekçesinde kabul edildiği gibi 981.500.000 liradır. Bu durumda davacının bakiye alacağı 401.677.500 lira olup, mahkemece bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, kabul edilen ödeme miktarının üzerine çıkılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davacı taşeron 1999/338 esas sayılı birleşen davada; sözleşme gereği teminat olarak verdiği senedin iade edilmeyip tahsile konulduğunu ileri sürerek ödemek zorunda kaldığı 546.000.000 liranın tahsilini istemiştir. Davalı cevabında dava konusu senedin teminat senedi olmayıp verilen borçlara karşılık alındığını savunarak davanın reddi istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna atıf yapılarak senedin cezai şart niteliğinde olduğu, teslimde gecikilmesi, işin eksik bırakılması ve kalan işlerin dava dışı üçüncü kişilere tamamlatılması nedeniyle davalının senet bedelini irat kaydetmekte ve tahsile koymakta haklı olduğu gerekçeleri ile dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin 27.10.1997 günlü sözleşme uyarınca davalıya teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 4. maddesine göre teminat senedinin irad kaydı ancak sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde mümkündür. Somut olayda sözleşme feshedilmemiş, işe cezalı devam edilerek ve kalan işler davacı nam ve hesabına dava dışı üçüncü kişilere tamamlatılarak sözleşme ifa ile sonuçlandırılmıştır. İş bitirilip teslim edildiğinden ve bilirkişilerce çıkarılan kesin hesaba göre davacının davalıya bir borcu bulunmadığından sözleşmenin 8. maddesi hükmü gereğince teminat senedinin davacıya iadesi gerekir. Bu durumda mahkemece davacıdan haksız olarak tahsil edilen teminat senet bedelinin birleşen davada hüküm altına alınması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) ve (3.) bentlerde yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy