(818 S. K. m. 113)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince,
Yanlar arasındaki 21.7.1999 günlü "protokol" başlıklı sözleşme ile davacının alacaklı olduğu 66.364.317.242 TL.lık borç için davacıya 28.9.1999, 27.10.1999, 26.11.1999 ve 28.12.1999 vade tarihli muhtelif bedelli 4 ayrı bono verilmiştir. Tarafların bonolarda yazılı bedellerin ödendiğinde bir çekişmeleri yoktur. Bu davada istenen bonoların vadesinde ödenmemesinden ötürü temerrüt faizidir. Borçların faizlerinin sükutu başlıklı BK.madde 113'e göre "asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğu takdirde ... fer'i haklar dahi sakıt olur..." Yasanın anılan maddelerinde öngörülen kural uyarınca asıl borcun sona erdiği durumlarda bu borca bağlı fer'i borçların da sona ereceği açıktır. Bu husus kendiliğinden gerçekleşir. Yine anılan hükme göre fer'i hakları sona erdirmeyen istisnalardan biri de "ihtirazi kayıt" beyanıdır. İhtirazi kayıt, alacaklının bazı hakları ileride kullanmakta serbest bulunduğuna dair söylenen irade açıklamasıdır. Somut olayda davacı 21.7.1999 günlü sözleşme ile edindiği bono bedellerini ihtirazi kayıt beyan etmeden tahsil ederek asıl borcu tahsil ettiğinden bu borca bağlı fer'i borçlar da sona ermiştir. Böyle olunca mahkemenin davayı reddetmesi gerekirken tahsilden çok sonra işin mutad gidişine uygun düşmeyen bir sürede davacı tarafından gönderilen ihtarname dikkate alınarak istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent uyarınca davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 2.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy