(818 S. K. m. 81, 101, 358)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı arsa sahipleri, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesinden doğan kira kayıplarıyla sözleşmede ayrıca kararlaştırılan tazminatın ödenmesini dava etmişlerdir.
Davalı yüklenici, inşaatın tamamlanıp dairelerinin davacılara teslim edildiğini, davanın reddini, tapu devri yapılmadığından sözleşme tazminatının ödetilmesini ve tapu kayıtlarının iptali ile kooperatif adına tesciline karar verilmesini karşı davasıyla istemiştir.
Mahkemece, asıl davada kira kaybı isteminin kısmen kabulüne, karşı davanın da aynen kabulüne karar verilmiş, karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Yanlar arasındaki sözleşmenin Taahhüdü İhlal başlıklı 4. maddesinde, taraflardan herhangi biri sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmez veya sözleşmeyi haksız olarak feshederse diğer tarafa 1.000.000.000 TL. (Bir milyar lira) ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme taraflarca feshedilmiş değildir. Aksine, asıl davada da, karşı davada da akdin ifasına yönelik istemler yer almıştır. Öte yandan bu tazminatın kabulü için isteyen tarafın kendi edimini eksiksiz yerine getirmesi zorunludur. Bir başka deyişle, kusurlu olan tarafın tazminatı istemeye hakkı yoktur. Bu husus sözleşmeyle kararlaştırıldığı gibi, kendi edimini yerine getirmeyen tarafın diğer taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğine dair Borçlar Yasasının 81. madde hükmü gereğidir. Davacılar bir kısım arsa sahiplerine inşaatın 1998 yılında tamamlanıp teslimine karşın, kooperatifçe istenildiği halde, kısmen de olsa tapu devri yapılmadığından, kooperatifin ise, sözleşmede öngörülen sürede inşaatı tamamlamadığından her iki tarafta ifanın gecikmesinde kusurludur. Böylece tarafların temerrüdü ortada iken karşı davadaki tazminat isteminin de reddi gerekir. Sözleşme ve yasaya aykırı karar bozulmalıdır.
3- Sözleşme ve eki krokide, ikinci kat (10) numaralı bağımsız bölüm ile altıncı kat (29) numaralı bağımsız bölümünün kooperatife ait olacağı taraflarca kabul edilmiştir. Oysa, tapuda, (29) nolu meskenin tamamı, (10) nolu meskeninde 68/96 payı Mustafa Akkuş adına kayıtlıdır. Mahkemece söz konusu bağımsız bölümlerle ilgili olumlu-olumsuz karar verilmemesi de doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Asıl davada kabul edilen kira alacağına teslimin gerçekleştiği 25.11.1998 tarihinden faiz uygulanmıştır. Oysa muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun usulen temerrüde düşürülmesi gerekir (BK. 101/1. madde). Dosyada bulunan 27.10.1998 tarihli davacılar ihtarında istenilen alacak tutarı belirtilmediğinden kooperatifi temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez. Bu durumda temerrüd dava açılmasıyla gerçekleştiğinden dava tarihinden faize hükmedilmesi gerekir. Yazılı gerekçeyle faize hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle davacılar, (3.) ve (4.) bentlerde yazılı nedenlerle davalı kooperatif yararına mahkeme kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy