(818 S. K. m. 356, 357, 360)
Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Yanlar arasında yapılan ve hukuksal niteliğince, Borçlar Yasası'nın 355. maddesinde tanımlandığı üzere bir "eser" sözleşmesi olan tarihsiz ve "protokol" başlıklı sözleşme gereğince yüklenici davalı yapılacak inşaatın temel ve su basmanı kısmını10419-Y numaralı tip projesine uygun olarak 28.08.1998 ila 15.09.1998 tarihleri arasında yapmayı ve davacıya teslimini yüklenmiştir.
Bir meslek adamı olan yüklenici, mesleki bilgisi itibariyle yapımını yüklendiği işin uzmanı sayıldığından, işi inşaat tekniğine, sözleşme koşullarına ve kendisine duyulan güvene uygun olarak yapmak zorundadır. Aksi halde yüklenici, "özen" borcunu yerine getirmemiş olur (BK. madde 356). Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği halde, bu yönde bir inceleme yapılmadan, yüklenicinin yanlar arasındaki sözleşme koşullarına uygun şekilde yüklendiği edimini ifa ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yapılan su basmanının "yakın gönyeden kayması" sebebiyle Borçlar Yasası'nın 360. maddesi gereğince kabul edilemeyecek derecede ayıplı yapılmış olması sonucu yıkıldığı ileri sürülmektedir.
Borçlar Yasası'nın 357/son maddesi gereğince, eser imal edilirken iş sahibinin verdiği malzemelerin veya gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır veya işin noktası noktasına düzenli olarak meydana getirilmesini tehlikeye koyacak başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek, eğer bildirmez ise, bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Yüklenici, sadakat borcundan kaynaklanan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmişse sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca, yüklenicinin belirtilen ihbar yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediği, işin ayıplı olup olmadığı ve ayıplı ise derecesi yanlar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilerek saptanmalıdır. O halde, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, yerinde keşif yapılmak ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak rapor almak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek mahkemece hüküm verilmesi gerekirken; eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy