(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 74, 363)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Fahrettin Adil ile davalı vekili avukat İsmail Öztürk geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davada, yüklenici ile akti ilişkisi bulunan arsa sahibi S. ile bu kişiden ve diğer arsa sahibinden bağımsız bölüm satın alan 3. kişiler temerrüde düşen yükleniciden gecikme tazminatı, eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsilini istemiş, istemlerini davadan önce yaptırdıkları tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna dayandırmıştır.
Dava dilekçesinde her bir arsa sahibi ve satın alma ile malik olan 3. kişiler, gecikme, eksik ve ayıplı işlerden alacaklı oldukları tutarı göstermemiş, ancak müddeabihi 15 milyar TL. olarak belirterek dava peşin harcını da bu miktar üzerinde depo etmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan toplam miktar ise 34.694.509.673 TL.dır. Görülüyor ki mahkemece istek aşılmış, HUMK. nun 74. maddesine aykırı davranılmıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; toplam talebin aşılmaması koşuluyla her bir davacının istediği gecikme ve eksik iş tutarının ne olduğunun davacılara açıklatmak, istemi bu açıklama doğrultusunda değerlendirmekten ibarettir.
Davacılardan Ş. D. için C/28 nolu mesken nitelikli yerde gerek davadan önce yapılan tespitte gerekse sonradan alınan raporda bir inceleme yapılmamışken bu davacı isteminin de eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak kabulü doğru değildir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy