(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 337)
Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebinden kaynaklanmıştır. Davacı 28.06.1998 tarihli sözleşme ile davalıya ait binanın kaba inşaatını yaptığını, kalan (9.100) DM' nin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise cevabında davacı hapse düştükten sonra inşaatı davacının ustalarına yaptırdığını ve kalan bedeli de onlara ödediğini savunmuştur. Mahkemece davacıya yemin hakkı hatırlatılmış, davalının yemini eda etmesi üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Eser sözleşmelerinde yüklenici eseri yaptığını, iş sahibi ise bedeli ödediğini ispatla yükümlüdürler. Sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece kural olarak eseri yüklenicinin yaptığı kabul edilir. Aksinin davalı tarafça ispatlanması gereklidir. Dinlenen şahitlerden Y.K. davacının ustası olduğunu ve işi onun adına ikmal ettiğini ve parasını da yükleniciden aldığını açıklamış olup, davalının savunması da bu doğrultudadır. Davada ispat külfeti kendisine düşmeyen tarafa yemin hakkı hatırlatılarak sonuca varılması gereksiz bir işlem olup (HGK. 30.11.1991 gün E. 1991/11-384 ve K. 1991/543 sayılı kararı) olayda davalının yemin eda etmesi ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Dosya kapsamına göre davacının yapmadığı merdiven ve tuğla dışında hesaplanan yapılan iş bedelinden ödenmediği anlaşılan (6384) Markın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek sonuca varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy