(1086 S. K. m. 237)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) HUMK'nun 237. maddesi uyarınca kesin hükümden söz edebilmek için davanın tarafları, müddeabihi ve dayanılan hukuki sebeplerin aynı olması gerekir. Yanlar arasındaki Y. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/1758 sayılı davada, davacı arsa sahibi yapıdaki fazla yapılan dairelerden payına düşecek kısmın tescilini istemiş, yine bu davada fazla yapılan bölümlerin tasdikli projeye aykırı olduğu saptanarak davacının bu istemi reddolunmuştur. Eldeki davada ise davacı tarafından tasdikli projeye aykırı olan bu yerlerin yıkımı suretiyle davalı el atmasının önlenmesi istenmektedir. Görülüyor ki her iki davada dayanılan hukuki nedenler değişiktir. Başka bir anlatımla olayda davanın görülmesine engel kesin hüküm yoktur. O halde mahkemece davacının istemi delilleri toplanarak değerlendirilip böylelikle bir hükme varılmalıdır. Kesin hüküm varmışçasına tüm istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy