(4721 S. K. m. 692)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar vekili ile davalı Celal vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı Celal vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili ile davalı Celal avukatı gelmedi. Davalı Aslan vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payının devri karşılığı olan inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır.
Biçimine uygun düzenlenen 29.1.1992 günlü sözleşmede davacılar Şaban, Memnune ve Beyti dışında Kadriye ve Hasan da taraftır. Bundan ayrı davalı Arslan haricinde İbrahim ve Bayram de yüklenici konumundadır. Davalılardan Celal 694 ada, 1 parsel sayılı taşınmazı 29.1.1992 günlü sözleşme ile verilen yetki ve vekalete dayanılarak edinmiş üçüncü kişi konumundadır. Her ne kadar davada öncelikle tapu kaydının iptali ve tescili istenmiş ise de sonradan bu istek bedele dönüştürülmüş, mahkemece taşınmaz bedeli hüküm altına alınmıştır.
Davacıların yüklenicilerden biri tarafından yapılan tapu devri sebebiyle bedel istemesi demek, 29.1.1992 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden dönmeleri de demektir. Zira bu sözleşme feshedilmeden davacılar feshin tasfiyesini gerektiren sonuçlardan yararlanamaz. Az yukarıda açıklandığı üzere dava dışı Hasan ve Kadriye de sözleşmede arsa sahibi olarak taraf olduklarından TMK.nun 692. maddesince feshin paylı taşınmazın tüm malikleri tarafından yapılması gerekir. Başka bir anlatımla bu kişiler davada taraf olmadan bir kısım arsa malikleri arsanın paylarına düşen parasal değerini talep edemezler. Kısaca mahkemece hüküm eksik taraf teşkiliyle kurulmuştur.
Mahkemece yapılması gereken iş; sözleşmenin taraflarından arsa sahipleri Kadriye ve Hasan ile sözleşmenin feshinde zorunlu dava arkadaşı olan diğer yükleniciler İbrahim ve Bayram'ın davaya katılmalarını sağlamak, tüm taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi değerlendirerek sonucu dairesinde hüküm kurmaktan ibarettir.
Eksik taraf teşkiliyle çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı arsa sahipleri ile davalı Celal yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar ve davalı Celal'in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy