(818 S. K. m. 356)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı yüklenici, davalı ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılacak binadaki bodrum kat depolarının kendisine ait olması gerekirken kat irtifakında 6-7-8-9-10 no'lu bodrum kat olarak gösterilen bu yerlerin dava dışı kişilere satıldığını ileri sürerek, bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmede binada bodrum kat yapılacağı ve projeye uygun olacağı belirtilmiştir. Belediyeden alınan cevaptan bodrum kat odunluk ve kömürlük olarak düzenlenecek iken 31.10.1996 tarihli tadilat ruhsatı ile bodrum kattaki depolardan birinin kazan dairesine dönüştürülerek binanın kaloriferli hale getirildiği anlaşılmıştır. Bu değişiklik hakkında idari yargı mercilerine açılan iptal davası bulunduğu ileri sürülmemiştir. Ancak daha sonra depoların daireye dönüştürüldüğü anlaşılmakla beraber bu konuda yeniden tadilat ruhsatı alınıp alınmadığı hakkında dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle daire şeklinde dönüştürülen bodrumların ilk haliyle odunluk ve kömürlük olarak yapımının planlanması ve projede de o şekilde gösterilmesi nedeniyle binanın ortak yerlerinden olduğunun kabulü zorunludur. Davacı bu yerlerin daire şekline dönüştürülüp satılmasından dolayı uğradığı zararı bu değişikliklerin yasal hale getirilmesi halinde talep edebilir. Daireye dönüştürme işlemi yasal hale getirilmedikçe davacı sadece, sözkonusu yerlerin projeye uygun hale getirilmesini isteyebilir. Bu nedenle mahkemece dava konusu yerlerin yasal hale getirilip-getirilemeyeceği belediyeden sorulup gerektiğinde bu konuda davacıya yetki ve mehil verilerek yasal hale getirildiği takdirde, dava davacının payı oranında kabul edilmeli aksi takdirde davacının bu yerlerin projeye uygun hale getirilmesini isteyebileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekilli temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy