(818 S. K. m. 60, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Kaya Köseoğlu ile davalı vekili avukat Asım Kılıç geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ve birleştirilen dava, yanlar arasında yapılan ve kapsamı uyuşmazlık konusu olmayan 3.11.1989 günlü ve hukuksal niteliğince Borçlar Yasasının 355. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır.
Mahkemece verilen davacı yüklenicinin davasının kısmen kabulüne 330.344.068 TL. tutarındaki iş bedelinin ödetilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine ve ayrıca iş sahibi kooperatif tarafından açılan ve birleştirilen davanın reddine ilişkin 24.5.2000 günlü ve 1995/645 E. sayılı önceki hüküm, Dairemizin 12.4.2001 günlü 2000/5549 E. ve 2001/1907 K. Sayılı ilamı ile ve özetle ... mahkemece bu konuda bilirkişilere işin kesin tasfiye hesabı çıkartılmış ise de, bu raporlar birbiri ile çelişkili olduğundan, bu çelişki giderilmeden uyuşmazlık kesin biçimde çözümlenmeden, sadece davacı alacağı miktarın raporlarda belirtilen miktardan az olduğundan bahisle hüküm kurulmuştur. Tesis olunan hüküm, açıklanan nedenle taraflar yararına bozulmalıdır ... içerikli olarak bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususların noksansız olarak yerine getirilmesi gerekir. Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hükmüne uyulan bozma ilamında işin kesin tasfiye hesabının çıkarılması ve uyuşmazlığın kesin biçimde çözümlenmesi için gerekli inceleme ve uygulamanın yapılması gereğine değinilmiştir. Oysa bozmadan sonra mahkemece yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi kurulu raporu da işin kesin tasfiye hesabının çıkartılmış olduğunu ortaya koymamaktadır. Hatta bozmadan önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmediği gibi tüm bu raporlar birbiri ile çelişkili bulunmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama Dairemizin belirtilen bozma hükmü gereklerine uygun olmadığı gibi hüküm için de yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece verilen hüküm davalı-k.davacı kooperatif yararına bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı-k.davacı yararına bozulmasına, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacı-k.davalı yükleniciden alınarak davalı-k.davacı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 01.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy