(818 S. K. m. 106, 108, 359, 362) (743 S. K. m. 651)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalı Tulgay'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yüklenicinin açtığı karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Sözleşme feshedildiğine göre yüklenici yaptığı eserin bedeline hak kazanır. İlke olarak mahkemenin kararı doğru bulunmaktadır. Ne var ki, arsa sahibi davacı inşaatın ruhsatsız yapıldığını, plan ve projesinin bulunmadığını, komşu arsa ve yola tecavüz ettiğini, bu haliyle ayıplı bir iş meydana getirdiğini ileri sürmektedir. Gerçekten yüklenici işi teknik yollarına uygun yapmakla zorunlu olduğu gibi imar mevzuatı dikkate alınarak inşaat ruhsatını almak, tasdikli plan ve projesine uygun bir eser meydana getirmekle de yükümlüdür. İmar mevzuatı kamu düzenini ilgilendirdiğinden ruhsat alınmadan başlanan bir inşaatın devamı her zaman engellenebileceği gibi sonunda yıkım kararı verilmesi de gerekmektedir. Böyle bir eseri meydana getiren yüklenicinin bedele hak kazanamayacağı da ortadadır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, Belediye ve ilgili mercilerden dava konusu yapının mevcut durumunun imar mevzuatına uygun bulunup bulunmadığı sorulup, gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınması böylece inşaatın yasal hale geleceğinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde yüklenici İsmail'e bu konuda uygun bir mehlin verilmesi, bu mehil sonunda inşaat yasal hale getirilmiş ise imalat bedelinin hüküm altına alınması, aksi takdirde yapılan eserin yıkımı gerekip yüklenici bedele hak kazanamayacağından yüklenicinin açtığı karşı davanın reddine karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle karşı davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı-k.davalı Tulgay yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya geri verilmesine, 2.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy