(818 S. K. m. 355, 413) (2886 S. K. m. 81)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davasında, davalı Belediye Başkanlığının Keçiören deki Kiraz Sokak ve Beydağı arasında kalan ve Ondokuzmayıs İlköğretim Okulunun yanında bulunan "Jandarma Komando Er Zafer Serdaroğlu Parkının" yapım işini yüklendiğini ve edimini ifa ederek işi teslim ettiğini; ancak, iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasıyla 1.750.000.000 TL. tutarındaki kısmının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bedeli uyuşmazlık konusu olan işin davacı tarafından yapıldığını kanıtlar herhangi bir belge sunulmadığını ve ayrıca müvekkili Belediye Başkanlığında da buna ilişkin kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş ve bu hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalı ile yapıldığı ileri sürülen ve davaya dayanak alınan sözleşme, hukuksal niteliğince ve Borçlar Kanunun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere bir "eser" sözleşmesidir. Yanlar arasında bu sözleşmenin yapıldığını, somut olayda HUMK.nun 288. maddesi gereğince yasal ve yazılı delille davacının kanıtlaması gerekir. Davacı tarafından yazılı sözleşme sunulmadığı gibi, resmi işlemleri sonradan yapılmak üzere davalı Belediye Başkanının sözlü talimatı üzerine işin yapıldığı ileri sürülmüştür. Ancak, davacının iddiası ile ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince düzenlenen 7.2.2003 gün ve 35/52 sayılı ön inceleme raporunda; uyuşmazlık konusu işin, davalı Belediye Başkanlığınca 2886 sayılı Yasanın 81/ A maddesi ve "Emanet İşlere Ait Uygulama Yönetmeliği" hükümlerine göre davacıya ihale edilen "Etlik Mahellesi, Beydağı Sokak, Şalale ve Çevre Düzenleme" işinin yapımı kapsamında olduğu ve işin kesin kabulünün yapıldığı ve iş bedelinin de ödendiği açıklanmış ve bu tespitler gözetilerek, olayla ilgili davacının şikayeti haklında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2002/72566 Hazırlık Sayılı "İşlemden Kaldırma Kararı" verilmiştir. Davacı taraf getirtilip incelenmesini ve uygulanmasını istediği ve delil olarak da dayandığı halde mahkemece davalı Belediyeden sözü edilen işe ilişkin tüm ihale evrakı ile İçişleri Bakanlığı Müfettişliğince düzenlenen rapor ve ekleri ayrıca yukarda belirtilen hazırlık soruşturma evrakı getirtilerek incelenmemiştir. Oysa, müfettiş ve hazırlık soruşturmalarında davacı tarafından yanlar arasındaki varlığı ileri sürülen akdi ilişki ile müfettiş ve hazırlık soruşturmaları sırasında saptanan davalının bildirimine göre ihale yasasına uygun olarak kurulan akdi ilişkiye yönelik olarak tarafları bağlayıcı irade açıklamasını içerir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde delil olabileceği gibi, yanların hukuksal niteliğince "mahkeme dışı ikrarı" sayılabilecek tespitlerde olabilir.
Mahkemece saptandığı takdirde belirtilen bu delillere göre yanların iddia ve savunmaları değerlendirilerek işin davacı tarafından ihale ile kendisine verilen işin kapsamında yapılmış ve tüm iş bedeli alacağının da ödenmiş olduğunun kanıtlanması durumunda şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir.
Bedeli uyuşmazlık konusu olan işin, ihale yasasına uygun olarak davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme kapsamındaki işlerden olmadığı gibi davalı tarafından da yapılmadığı, sözü edilen hazırlık ve müfettiş soruşturmaları ile ihale evrakı kapsamındaki mevcut yasal delillerle sabit olduğu taktirde ise; davacı kesin delillerden sayılan "yemin" deliline de dayandığından; davalı ile yaptığı ve fakat ihale yasası ve ilgili yönetmeliklere uygun olmayan sözlü sözleşme" yahut davalının bu yöndeki sözlü istemi gereğince, diğer işlerden bağımsız olan bu işi yaparak davalıya teslim edip etmediğinin kanıtlanmasına yönelik olarak davalıya "yemin önerme" hakkının bulunduğu hatırlatılıp sonucuna göre işin davacı tarafından yapıldığının kanıtlanması durumunda da yanlar arasında ihale yasasına uygun şekilde yapılmış bir sözleşmeden söz edilemeyeceğinden, Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi hükmünde düzenlenen vekaletsiz tasarruf hükümleri gereğince, işin yapıldığı tarihteki rayiç değerler esas alınarak, yerinde keşif ve bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılmak suretiyle iş bedelinin belirlenmesi ve davacı istemi de gözetilerek hak edilen iş bedelinin ödetilmesine karar vermek gerekmektedir. Yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden ve yanlarca sunulan deliller toplanmadan, eksik soruşturma ve inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle, temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy