(2004 S. K. m. 278, 283/2)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı Ahmet, Zehra vekillerince temyiz edilmiş, davalılar tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalılar Selçuk ve Zehra vekili, davalılar Halim ve İnci vekili, davalı İsmet vekili geldi. Davacı ve diğer davalılar vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece, borçlu İzak'ın davalı Sandra'ya yaptığı tasarrufun iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davalı Sandra'nın borçlu İzak'ın kızı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu kişiler arasında 1.derecede hısımlık bulunduğu için yapılan tasarruf İİK.nun 278.maddesi uyarınca bağışlama hükmünde olup iptali gerekir. Bu nedenle mahkemece 5 nolu dairenin 1/2 payının satışına ilişkin tasarrufun iptal edilmesi ve taşınmaz elden çıkartıldığından aynı Kanunun 283/2 maddesi uyarınca Sandra'nın davalı İsmet'e satış yaptığı 13.9.1999 tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi eliyle saptanarak alacak ve fer'ilerini geçmemek kaydı ile davalı Sandra'dan tazminine karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar A.Selçuk ile Zehra nın temyiz itirazlarına gelince; bu davalılar savunmalarında 9 nolu taşınmazı üzerindeki ipotekle yükümlü olarak satın aldıklarını başka bir semtte bulunan dairelerini satıp, bu satış bedelini bankadan çekerek ödeme yaptıklarını şahit olarak gösterdikleri komisyoncunun dinlenmediğini, ödenen komisyon bedelinin nazara alınmadığını, satın aldıkları dairenin havuzu olmadığı halde bilirkişinin havuz varmış gibi kıymet belirlediğini açıklamış olup, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadığından savunma doğrultusunda araştırma ve keşif yapılarak her iki davalının iyi niyetli bulunduklarına dair savunmaları ve bedel farkına ilişkin hususlar takdir olunup dava sonuçlandırılmalıdır. Eksik inceleme ile 9 nolu parsel hakkındaki davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davacı, 3.bent uyarınca da davalılar A.Selçuk ve Zehra yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı A.Selçuk ve Zehra'ya verilmesine, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 18.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy