(818 S. K. m. 360, 49) (2004 S. K. m. 24)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalının taktığı kapının dava dışı meçhul hırsız tarafından kolayca kırılıp evinden eşyalarının çalındığını belirterek ilk davada istenmeyen faiz, mahkeme masrafları, manevi tazminat ve evden çalındığı ileri sürülen mücevher bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece ilk davada istenmeyen faiz alacağına hükmedilmiş ise de, Tüketici Mahkemesince verilen karar ile kapının aynen değiştirilmesi cihetine gidilmiş, herhangi bir miktarın tahsiline karar verilmemiştir. Aynen ifa talebine dayalı davada faiz yürütülemeyeceğinden ve ayrıca menkul teslimine ilişkin düzenleme öngören İİK.24. maddede faiz ödemesi söz konusu olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Manevi tazminat talebi yönünden ise davacının manevi değere haiz eşyalarının çalınıp çalınmadığı değerlendirilerek hükme varılmalıdır. Karar bu nedenlerle davalı yararına bozulmalıdır.
2-Davacı temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. B.K.360. maddesi uyarınca yüklenici iş sahibinin ayrıca zarar ziyanını da ödemekle yükümlüdür. Bunun için yüklenicinin kusurlu bulunması gerekir. Dava konusu olayda yüklenicinin imal ettiği kapının hatalı bulunduğu anlaşılmış ve yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. İlk davada alınan bilirkişi raporunda, kapı aralığında boşluk olduğu ve kapı kilidinin uygun olmadığı kapının levye ile zorlanarak açıldığı belirtilmiştir. Ancak kapının tekniğine uygun şekilde yapılması halinde demir levye kullanılarak kapının açılmasının mümkün olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Tekniğine uygun yapılan bir kapının levye kullanılarak açılması mümkün ise bu takdirde yüklenicinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden, yapılan hırsızlığın sonuçlarından kendisinin sorumlu tutulma imkanı yoktur. Bu nedenle mahkemece bilirkişiden rapor alınarak hırsızlık olayına kapıdaki imalat hatasının tek başına neden olup olmadığı araştırılmalıdır. Davalı kusurlu bulunduğu takdirde ise davacının sosyal-içtimai durumu ve hayatın olağan akışına, dosyada mevcut delil durumuna ve hazırlık tahkikatındaki tespitlere göre davacının basiretli bir kişi olarak evinde tutabileceği vasati altın miktarı belirlenip hüküm altına alınmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan çalınan eşyalara ilişkin talebin reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı, 2.bent uyarınca da davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 19.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy