(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355, 366) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Mustafa Kaplan geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte davalı 7 adet pano ile hız kontrol cihazı ve dükkân tesisat işinin davacı tarafça yapıldığını, davacı da bu işler için 6.300.000.000 TL kısmi ödeme yapıldığını kabul etmektedir. Gerçekten eser sözleşmesi bir çekle bağlı olmadığı gibi, yanlar hukuki ilişkinin varlığında anlaşmış, ancak bedeli ile yapılan işin tutarı konusunda uyuşmazlığa düşmüşlerdir. Bu durumda uyuşmazlığın B.K.366. maddesi hükmü gereğince giderilmesi gerekir. O halde gerektiğinde dükkân tesisatı işi ile ilgili olarak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yapıldığı ihtilafsız olan işlerin yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre bedeli belirlenmek, bulunacak miktardan davacının kabul ettiği 6.300.000.000 TL ödeme düşüldükten sonra taleple bağlı kalınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmek icap eder.
Mahkemenin bu yönleri gözden kaçırarak davacının iddiasını kanıtlayamadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy