(Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 41, 44)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4.12.1998 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici sözleşme ve eklerinde 4 Blok halinde yapılacak inşaatın toplam alanının 7.750. m2 olarak gösterilip buna göre fiyat verildiğini, oysa fiilen 8712 m2 iş yapıldığını, davalının fazla imalat bedelini ödemediği gibi, geçici kabul aşamasında haksız olarak ceza uyguladığını ileri sürerek birleştirilen iki davada imalat bedellerinin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişiler kurulu raporuna göre; sözleşmede belirlenen alandan fazla iş yapıldığı ve uygulanan cezanın haksız olduğundan bahisle dava sonuçlandırılmış, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşmesine göre fazla imalat yapıp yapmadığı ve ceza kesintisinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosyada mevcut sözleşme ve eklerinde işin tümü 4 blok ve çevre düzenlemesi olarak 7.750 m2 belirlenmiştir. Projede ise tüm inşaat alanının 8.712 m2'den ibaret olduğu iddia edilmektedir. İhale aşamasındaki belgelerde ve sözleşmede projeler sözleşmenin eki olarak kabul edilmiş ve ihale evrakı arasında yer almıştır. Yüklenici işe teklif verirken tüm ihale evrakını ve projeleri incelediğini açıklamıştır. Bu durumda işin götürü bedelli olup olmadığının belirlenebilmesi için mahkemece bilirkişi eliyle mahallinde keşif yapılarak yapılacak tüm işin gerçek miktarının ölçülmesi, projede gösterilen miktar ile gerçek iş miktarının karşılaştırılması fazla imalat olduğunun saptanması halinde işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçleriyle bedelinin hesap edilmesi ve buna göre davacının ek iş bedeline ve fiyat farkına hak kazanıp kazanmadığı saptanarak bulunacak miktar davacı alacağı olarak kabul edilmelidir.
Öte yandan; sözleşmenin 24. maddesi ile sözleşmenin eki BİGŞ'nin 41 ve 44. maddelerinde geçici kabul tutanağında eksik bırakıldığı belirlenen işlerin tamamlanmasına kadar sözleşmede kararlaştırılan cezanın iki katının uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu cezanın uygulanabilmesi için eksik bırakılan işlerin idarenin kabul edemeyeceği miktar ve yoğunlukta olması gerekir. Yani eksik bırakılan her iş için mutlaka ceza uygulanması gerekmez. Bu gecikmenin idarenin kabul edebileceği sebepler dışında oluşması halinde gecikme cezası uygulanmalı, gecikme kabul edilebilecek sebeplerle oluşmuş ise böyle durumlarda gecikme cezası verilmemelidir. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden alınacak raporda eksik bırakılan işlerin mahiyeti ve kabule etkisi eksik bırakılan işlerin eserin kullanımına mani olup olmadığı vs. konusunda da, görüş istendikten sonra yanlar arasındaki sözleşme ve eklerinde gecikme cezası ile ilgili maddelerde yer alan hükümlere göre gecikme cezası takdir olunup sonucuna göre hükme varılmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda izah edilen sebeplerle taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy