(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözlü sözleşme gereğince davalının diş tedavisinin ve protezlerinin davacı tarafından yapıldığını; iş bedelinin ödenmemesi sebebiyle hakkında adi takip yoluyla başlatılan ve 1.044.300.000 TL. asıl alacak ile 245.000.000 TL. işlemiş temerrüt faizinin ödetilmesine ilişkin icra takibine itiraz da bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı, iş bedelinin Emekli Sandığı'ndan kendisine ödenmesi gereken miktar olduğu hususunda davacı taraf ile anlaştıklarını ve Emekli Sandığı'nca verilen (100.000.000) TL.sının davacıya verilmek istendiği halde almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava, mahkemece ve (100.000.000) TL. üzerinden kısmen kabul edilmiş ve bu miktarın %40'ı oranında da davacı yararına icra inkar tazminatına hükmolunmuş ve bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalıya, yüklenici davacı tarafından üst çene oniki adet tek parça döküm krom protezi yapıldığı ve diş tedavisi de yapılmak suretiyle imalatın teslim olunduğu yanlarca da kabul edilmektedir. Az yukarıda da açıklandığı üzere, yanlar arasındaki uyuşmazlık "iş bedeli"ne yönelik bulunmaktadır.
İş bedeli yanlarca yazılı olarak kararlaştırılmamıştır. Borçlar Yasası'nın 366. maddesi hükmü gereğince; sözleşmenin taraflarınca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık kararlaştırılmış olan bedel, eserin değerine ve yüklenicinin giderine göre mahkemece saptanır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da, iş bedelinin miktarı, tanık delili ile kanıtlanamaz. O halde, mahkemece, uzman bilirkişi yahut bilirkişi kuruluna inceleme ve gerektiğinde muayene yaptırılarak işin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre, iş bedelinin tutarının belirlenmesi ile istemle de bağlı kalınarak, ödeme yapılmışsa mahsubu suretiyle oluşacak davacı alacağına hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, tanık açıklamasına dayanarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, açıklanan nedenlerle doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy