(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 108) (YHGK. 17.01.1990 T. 1989/13-392 E. 1990/1 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı k.davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira mahrumiyeti alacağına ilişkindir.
Davacı mahcurların vasisi ile davalı yüklenicinin temsilcisi Çetin Aroma arasındaki aynı tarihli Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin satışa izin kararına uygun olarak düzenlenen 12.4.1993 tarihli sözleşme uyuşmazlık konusu değildir. Anılan sözleşme uyarınca davacı mahcurların sahibi oldukları Milas İlçesi Ören Karamersin Mevkiindeki 372 parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissesinin satışı karşılığında, davacı arsa sahiplerine 53.000.000 lira ödenecek ayrıca 613.000.000 olarak belirlenen bedelden kalan kısım için sözleşmede vasıfları belirtilen 4 adet villa en geç 01.07.1995 tarihinde tamamlanmış olarak davacılara teslim edilecektir. Aynı sözleşmenin 5.maddesinde yapılacak villalara karşılık arsa sahiplerinin taşınmaz tapusunu hemen verecekleri, teminat olarak vesayet altında bulunan arsa sahipleri lehine 01.07.1995 vade tarihli 1.500.000.000 liralık ipotek tesis edileceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiş ise de sözleşme konusu 372 parselin 2/3 hissesi davacılar tarafından 15.04.1993 tarihinde sözleşmeyi davalı temsilcisi olarak imzalayan Çetin Aroma'ya tapuda devredilmiş olması nedeniyle Medeni Kanunun 2. maddesi uyarınca bu sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Davacılardan 372 parselin 2/3 hissesini devralan Çetin Aroma, 05.04.1994 tarihinde 2/3 hisseyi davalı yüklenici Dittmar Ruffer'e tapudan devretmiştir. Davalı yüklenicinin Çetin Aroma ile arasındaki inanç sözleşmesi uyarınca taşınmazın bedelini davacı arsa sahiplerine ödediği, arsa sahiplerinin tapuda 2/3 hisseyi Çetin Aroma'ya devrettikleri, Alman vatandaşı olan davalının taşınmaz edinmesiyle ilgili yasal prosedür tamamlandıktan sonra Çetin Aroma'nın taşınmazın tapusunu davalı yükleniciye devrettiği, Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/248 Esas sayılı dava dosyasındaki yüklenici vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarıyla da sabittir. Böylece 12.4.1993 tarihli sözleşmenin arsa sahipleri ile yükleniciye bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edilmelidir.
Ne var ki, 14.10.1996 tarihinde davacı arsa sahipleri tarafından davalı yüklenici aleyhine Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde sözleşmenin feshi ve tapu iptali ve tescil istemiyle dava açılmış, davacı arsa sahipleri davalının sözleşme uyarınca 4 adet villa yapımına ilişkin edimini yerine getirmemesi nedeniyle akdin feshine ve davalı adına kayıtlı bulunan 273 parselin 2/3 hissesinin adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.5.2001 tarihli kararı ile akdin feshine ve 2/3 payın davacı mahcur arsa sahipleri adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.2.2002 tarihli ilamı ile onanmış ve aynı dairece karar düzeltme isteminin reddedildiği 13.5.2002 tarihinde de kesinleşmiştir.
Akdi fesheden davacı arsa sahipleri müsbet zarar kapsamındaki kira tazminatını isteyemez. Zira Borçlar Kanunu'nun 108. maddesine göre akdin feshi halinde ancak menfi zararlar istenebilir (Yargıtay HGK.'nun 17.01.1990 tarih E. 13-392 K. 1 ve dairemizin yerleşmiş içtihatları). Sözleşmede fesih halinde müsbet zararların da talep edilebileceği yolunda bir düzenlemeye de yer verilmediğinden davacı karşı davalı arsa sahiplerinin kira tazminatı istemiyle açtıkları davanın reddi yerine az yukarda gösterilen nedenler gözden kaçırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı ve k.davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k.davacıya geri verilmesine, 08.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy