(1086 S. K. m. 428)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı; davalı A. tarafından 10 parsel sayılı arsa üzerinde inşa olunan binada bulunan 6 no.lu dairenin kendisine verilmesi gerektiğini ileri sürerek tapusunun iptal edilmesini ya da bedelinin ödetilmesini talep ve dava etmiş, davalılar ise söz konusu parselin evveliyatını teşkil eden 5 no.lu parselin açılan izale-i şüyu davasıyla satışa çıkartılıp, hissesine düşen miktarın davacıya ödendiğini, davanın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, satıştan hissesine düşen paranın davalı A.'ye geri verilmediğini savunarak davanın reddini istemişler, mahkemece davanın ispatlanamadığından bahisle reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut tarihsiz (sözleşme) başlıklı belge ile (26.4.1995) tarihli iki ayrı inşaat sözleşmesinin incelenmesinden; 5 no.lu parsel hissedarlarının, izale-i şüyu davası açarak hisseler tek bir şahıs üzerine intikal ettirildikten sonra davalı A. G. ile inşaat yapılması konusunda anlaştıkları görülmektedir. Bu sözleşmelerde arsa sahiplerine verilecek dairelerin yerleri de belirlenmiştir. Nitekim bu sözleşmelerden sonra anlaştıkları kişiye vekalet verilmek suretiyle izale-i şüyu davası açılıp sonuçlandırılmış, tapudaki hisselerin tamamı davalı A.'ye intikal ettirilmiş ve böylece adi sözleşmelere geçerlilik tanınmıştır. Davalı A., davacının satıştan düşen parayı tahsil ettiğini ve kendisine geri verilmediğini savunduğuna göre uyuşmazlığın çözümü için, bu hususun kesin bir şekilde saptanması gerekmektedir. Davacının konuyla ilgili olarak mahkemeye ibraz ettiği dekontlar ve bankadan alınan yazılar mevcut olup, mahkemece bu hususların incelenmesi için ara kararı verilmesine rağmen ödemelerin izale-i şüyu bedelinin davalıya iadesi için yapılıp yapılmadığı araştırılmadan dava sonuçlandırılmıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda bahsi geçen sözleşmelerdeki imzaların sıhhati araştırılıp satış sonucunda hissesine düşen bedeli tahsil eden davacının, bu bedeli davalı Ali'ye iade ettiğine dair delillerinin takdir olunması, davalıya iade edildiğinin anlaşılması halinde, davanın kabulüne, aksi takdirde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına, duruşmaya gelmeyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy