(818 S. K. m. 105) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı dava dilekçesinde davalının 13.4.1993 tarihinde açılan dava ile temerrüde düştüğünü, dava konusu alacağı icra takibi sonucu 10.4.2001 tarihinde tahsil ettiğini, bu nedenle munzam zarara uğradığını, bu süre içinde maliyeti daha yüksek olan parasal kaynaklar kullanmış olması nedeniyle mağdur olduğunu ileri sürmüş, 28.2.2003 günlü dilekçesi ile de munzam zarar talebi ile ilgili olarak bankalardan nakit ve teminat kredileri kullandığını, bazı gayrimenkullerini de alacağına kavuşamaması nedeniyle elinden çıkarmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür.
Para borçlarında borçlu temerrüdünün bir sonucu da munzam zararın tazminidir. BK.nun 105. maddesi hükmünce alacaklının duçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi ödemekle mükelleftir. Kural olarak alacaklı, zararın temerrüt faizini aşan miktarda olduğunu somut delillerle ispat etmek ve illiyet bağının bulunduğunu da kanıtlamak zorundadır. Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Bu itibarla davacının ibraz ettiği deliller toplanarak munzam zararın varlığı kanıtlandığı takdirde davanın kabulü gerekirken bu yolda hiçbir araştırma ve inceleme yapılmaksızın dolar ve altının 1993-2001 yılları arasındaki artış oranı mücerret munzam zarar olarak kabul edilerek hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması ve hükmedilen alacağın tümüne ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte sayılan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bent gereği hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy