(818 S. K. m. 158, 159) (1136 S. K. m. 164, 168)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı G İnş.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalı yüklenicinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici tarafından düzenlenen davalı iş sahibinin teknik elemanları tarafından da onaylanan 1.6.1999 tarihli kesin hesap hakedişine göre davacı yüklenicinin alacağı 10.711.153.197 TL.dır. Davacının bu miktar kesin hesap alacağı bulunduğuna davacı iş sahibi karşı çıkmamış, alınan bilirkişi raporu ile de bu miktar alacağın bulunduğu doğrulanmıştır. Yanlar arasındaki sözleşmenin 6. maddesine göre yüklenicinin temerrüdü halinde davalı banka tek taraflı olarak sözleşmeyi feshederek, müteahhidin kesin teminatı ve o zamana kadar birikmiş alacaklarını gelir kaydedecek müteahhit nam ve hesabına işi başka bir firmaya yaptırarak iki ihale veya mal alış arasında banka aleyhine bir fark meydana gelirse bunu ilk müteahhitten talep edecektir. Feshi müteakip yüklenicinin gelir kaydedilecek kesin teminatı ve o zamana kadar birikmiş alacaklarının iki ihale arası farktan oluşan iş sahibi zararından mahsuben yapılmayacağına dair sözleşmede bir hüküm yer almamıştır. Bu nedenle mahkemece sözleşmenin 6. maddesine yanlış anlam vererek müteahhit bakiye kesin hesap alacağının ve nakde çevrilen kesin teminat tutarının cezai şart niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davacı ve karşı davalı yüklenicinin açmış olduğu asıl davadaki talepler içinde yer alan kesin hakediş alacağı 10.711.153.137 TL.ya hükmedilmesi ve yine yüklenici tarafından açılan ve asıl dava ile birleştirilen davada talep olunan nakde çevrilen kesin teminat tutarı 14.352.712.500 TL.nın da birleşen bu dava nedeniyle tahsiline karar vermek gerekirken davacının açmış olduğu asıl ve birleşen davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden davalı karşı davacı banka yararına tarife uyarınca takdir olunan vekalet ücretlerine ayrıca KDV eklenmiş ise de KDV'nin bir vergi olduğu yasal dayanağı olmadığı sürece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne dayanılarak vekalet ücretine ayrıca KDV eklenmesi yasaya aykırı bulunduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle davacı ve karşı davalı yüklenicinin sair temyiz isteğinin reddine, 2. ve 3. bent gereği kararın davacı ve karşı davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davalı ve karşı davacı T.V Bankasından alınarak vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı G İnş.Ltd.Şti'nden geri verilmesine, 2.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy