(818 S. K. m. 369)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece yanlar arasındaki 15.3.1996 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, davalı arsa sahiplerince B.K.nun 369.maddesine göre feshedildiği kabul edilerek bu doğrultuda inceleme yaptırılmış ve yüklenicinin zararı toplama yöntemine göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır.
Davada çözümlenmesi gereken ilk husus feshin B.K.nun 369.maddesine dayanılarak yapılıp yapılmadığı hususudur. Bunun için iş sahibinin iradesine bakılır ve o irade yorumlanır.
Davalı arsa sahipleri tarafından davacı yükleniciye gönderilen 29.3.1996 tarihli ihtarnamede "inşaata hemen başlanmadığı ve aracılık hizmeti veren emlak bürosunun komisyonunun ödenmediği, bu hususların güven kaybına neden olduğu ve işlerin sağlıklı yürümeyeceği ve zamanında bitirilemeyeceği intibaını uyandırdığı" belirtilerek sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği bildirilmiştir. Görüldüğü gibi arsa sahipleri feshi kendilerince haklı gördükleri bir takım sebeplere bağlamışlar, sözleşmeyi B.K.nun 369.maddesine dayanarak feshettiklerine dair bir açıklamaya yer vermemişlerdir. Bu nedenle mahkemece feshin B.K.nun 369'a göre yapıldığının kabul edilerek davanın bu doğrultuda sonuçlandırılması hatalı olmuştur.
Fesih ihtarı davacı yükleniciye 12.8.1996'da tebliğ edildiğinden feshin en erken bu tarihte hükmünü icra edeceği ortadadır. Sözleşmenin tanziminden sonra ve fesih ihtarının tebliğinden önce sözleşme konusu arsalardan 1162 nolu parsel imar görmüş, parselin kaydı 23.5.1996'da kapatılarak oluşan yeni parseller 23.6.1996'da tapuya tescil edilmiştir. Oluşan yeni parsellerde davalılar dışında dava dışı üçüncü şahıslarda paydaştır. Bu durumda sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi de söz konusudur.
Sözleşmeye konu 1162 parsel yönünden imar uygulaması sonucu yeni oluşan parseller 23.6.1996 tarihinde tapuya tescil edilmiş olup davacı yüklenici yeni parsel malikleri ile ayrıca sözleşme akdettiğini kanıtlayamamış ve fesih ihtarının tebliğ olunduğu 12.8.1996 tarihine kadar hiçbir iş yapmamış, daha sonra keşide olunan 26.8.1996 tarihli ihtara cevaben düzenlenen 25.9.1996 ihtar tarihine kadar da hiçbir iş yapılmadığından davanın tümden reddi yerine B.K.369. maddesine göre feshin haksızlığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 6.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy