(818 S. K. m. 355) (3194 S. K. m. 21, 32, 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava BK.nun 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan iş bedeli ile ilgili alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede açılan davada 7.950.000.000 TL. alacak talebinde bulunulmuş, yapılan yargılama sonucunda inşaatın imar mevzuatına uygun yapılmadığı kaçak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının 21. maddesine göre, istisnalar dışında tüm inşaat işleri için yerel idarelerden izin alınması, yapının da izne ve tasdikli projesine uygun inşası gerekir. Aksi halde Yasanın 32. maddesi hükmünce yasaya aykırılıklar yıktırılır, 42. maddeye göre de imar suçu olan eylemlerden ötürü sorumlular hakkında müeyyide uygulanır.
Bir inşaata ruhsatsız başlanması o inşaatı kaçak inşaat durumuna düşüreceği gibi inşaatın onaylı projesine uygun yapılmaması da aynı sonucu doğurur. İmar Yasasının kamu düzeni ile ilgili oluşu nedeniyle hangi amaçla olursa olsun emredici olan bu hükümler çiğnenemeyeceğinden, mahkemelerin de bu hususu resen gözetmeleri gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönersek davacı davalı tarafa ait 6 odalı pansiyon inşaatı işini malzemeli, işçilikli ve anahtar teslimi olmak üzere yapımını bedel karşılığında üstlenmiştir. Yanlar arasında 24.1.1999 tarihli noter onaylı sözleşme düzenlenmiş işin m2'si 35.000.000 TL, teslimi ise 30.3.1999 günü olarak kararlaştırılmıştır.
Davacı yüklenici inşaata ruhsat alınmadan başlamış %72.6 seviyesine kadar getirmiş, ancak davalı iş sahibinin kendi edimini yerine getirmediğinden bahisle 16.5.2000 tarihli ihtarname ile tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmiş, bu davayı açarak yaptığı işin bedelini istemiştir. Oysa Denizli ili Karahayıt Belediye Başkanlığının 9.10.2003 tarih 286 sayılı yazısında söz konusu binanın ruhsatının alınmadığı kaçak olduğu bildirilmiştir. Mahkemece de inşaatın imar mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı, ruhsat alınıp alınamayacağı daha açığı yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususları araştırılmamıştır.
Bu durumda yapılması gereken iş yapının bulunduğu yere ait imar müdürlüğündeki kayıtlar da getirilip, yerinde keşif de yapılarak bilirkişilere binanın durumunu inceletmek, yasaya aykırılıklar varsa gerekçeleri ile belirlemek, bunların giderilebilme yollarını yetkili merciiye sormak, yıkım dahil yasaya aykırılıklar giderilirse inşaat yasal hale geleceğinden ve ekonomik değer ifade edeceğinden davacının davalının malvarlığına kattığı işin bedeli ile ilgili miktarı saptayıp bu konuda yapılacak masraflar da düşüldükten sonra kalan değere hükmetmek aksi halde kaçak inşaatın sadece yıkımı gerekeceğinden, talebin reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy