(818 S. K. m. 108)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davada; taraflar arasındaki 10.5.2001 günlü sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmenin 19. maddesine dayanılarak iki ihale arasındaki farkın tahsili istenmiştir.
Davacı zararının B.K.'nun 108. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Burada sözü edilen zarar uygulamada ve doktrinde menfi zarar olarak kabul edilmektedir. Gerçekten, menfi zarar, sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Menfi zarar kapsamında kaçırılan fırsat ile aynı malı sonradan almak için ödenmek zorunda kalınan tutar arasındaki farkı da kalır.
Bu açıklamaların ışığında, mahkemece, hüküm altına alınan meblağın davacının müspet zararı olduğu açıkça görülmektedir.
Olayda davacı, davalının basarak teslim etmediği rehberleri daha fazla bir fiyat ödeyerek dava dışı bir şirketten sağlamış ve bu şekilde iki ihale arasındaki fark kadar zarara uğramıştır. Fesihte davacının kusuru olmadığı kuşkusuzdur. Ancak burada üzerinde durulması gereken husus davacının menfi zararının belirlenmesinde ve özellikle kaçırılan fırsatın değerlendirilmesinde ilk ihaleye davalıdan başka katılanların olup olmadığının etkisidir. Mahkemece yapılacak iş; ilk ihalede davalıdan başka teklif verenlerin olup olmadığını araştırmak teklif veren varsa bu fiyatla, teklif veren yoksa ilk ihale tarihinde basımı yaptırılacak işin rayiç fiyatıyla, ikinci ihale fiyatı makul ise ikinci ihalede ödenen fiyat arasındaki farka göre davacının menfi zararını yeni bir bilirkişiye belirletmek, sözleşmedeki teminata ilişkin hüküm ceza niteliğinde olmadığından davalı tarafından yatırılan teminatı davacı alacağından düşerek sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy