(818 S. K. m. 355, 364) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici ödenmeyen iş bedelinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmış, itiraz üzerine bu dava açılmıştır. Davalı cevabında davanın reddini istemiş, icra takibine yaptığı itirazında ise, davacı ile 1996 yılında yapılan bir sözleşme dışında başkaca ilişkileri olmadığını belirtmiştir. Bu durumda davacının akdi ilişkiyi ispatlaması zorunludur. Bu konuda davalıya ispat külfeti düşmediğinden, davacıya teklif ve eda ettirilen yeminin davayı sonuçlandırıcı bir delil olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece takip dayanağı 6.10.2001 tarihli irsaliyeli fatura altındaki ( teslim alan kişiye ait ) imzanın davalıya ait olup olmadığı incelenmeli, imzanın davalıya veya adına mal teslim almaya yetkili kişiye ait olmadığı anlaşıldığı takdirde davacıya akdi ilişkinin varlığı bakımından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp, yemin sonucuna göre işlem yapılmalı, imzanın davalıya veya adına mal teslim almaya yetkili kişiye ait olduğu anlaşıldığı takdirde ise davanın kabulüne karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davalının teklif ettiği yemine dayanılarak davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 2.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy