(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Z. B. ile davalı vekili avukat A. K. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 31.5.2002 tarihli sözleşmenin gecikme cezası başlıklı 16. maddesinde teslimde gecikme halinde iş sahibinin her gecikme günü için yerine getirilmemiş taahhüt konusu bedelin %05'i (binde beş) nispetinde gecikme cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Sözleşme ile işin bedeli 73.920.000.000 TL + KDV olmak üzere toplam 87.225.600.000 lira olarak kararlaştırılmıştır. Bu bedel işin anahtar teslimi götürü bedelidir. Mahkemece işin sözleşmeye göre teslimi gereken 31.8.2002 tarihi ile işin kabulüne engel olacak nitelikte bulunmayan niteliklerin tespit edildiği 18.9.2002 tarih in kadar geçen 17 günlük süre için iş sahibinin gecikme cezası uygulamakta haklı olduğu kabul edilmiş ise de günlük gecikme cezasının taahhüdün yerine getirilmemiş kısmı için belirlenmesi yerine tüm taahhüt bedeli üzerinden belirlenerek uygulanması sözleşme hükmüne açıkça aykırı olmuştur.
O halde, mahkemece yapılacak iş; 18.9.2002 tarihli muayene tutanağı'nda tespit edilen eksik işlerin işin tümüne göre oranını bilirkişi aracılığıyla saptamak ve eksik bırakılan işlerin oranına göre götürü bedele kıyaslanmak suretiyle yerine getirilmemiş taahhüt konusu bedel saptanarak bu bedel üzerinden günlük %05(binde beş) oranında ceza hesaplayarak davacı alacağından mahsup edilen ceza tutarından düşülmek suretiyle kalanını hüküm altına almaktan ibarettir. Karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 400.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy