(1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, eksik ve kusurlu iş bedeli ile kira tazminatının tahsili ve satışa izin istemleriyle açılmış, mahkemece verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına özellikle kararın satışına izin verilen 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden, davacı arsa sahiplerine ait hüküm altına alınan alacakların ferileri ile birlikte davalı tarafça ödenmemesi halinde infaz edilebileceğinin ve satış işleminin icra yoluyla yapılacağının tabii bulunmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Daire'mizin 14.10.2002 tarihli bozma ilamının birinci bendi uyarınca, ikinci bentte belirtilen bozma nedenleri dışında kalan hususlar bozma dışında tutulmuştur. Bu durum aleyhine bozma kararı verilen taraf yönünden, bozma dışında tutulan hususlar için kazanılmış hak oluşturur. Dairemiz ilamında karar yönünden kısmi de olsa onama bölümü bulunmadığından, kesinleşmiş karardan söz etmek mümkün değildir. Bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle doğan kazanılmış haklar dikkate alınarak, davacı tarafın tüm istekleri hakkında yeniden karar oluşturulması gerekir. Mahkemece bozma dışında bırakılan hususlar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi, kararın infazı aşamasında tereddüt yaratacağından, doğru olmamıştır.
3- Daire'mizin bozma ilamında arsa sahipleri davacılara 7,5 daire düşmesine karşın 8 daire isabet etmiş gibi hesap yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişiler ek raporlarında kira tazminatını 7,5 daire üzerinden hesaplarken, eksik ve kusurlu iş bedellerinde yine 8 daire üzerinden hesaplama yapmışlardır. Mahkemece de bu husus gözden kaçırılarak rapor doğrultusunda karar oluşturulması hatalı olmuştur.
4- Dava dilekçelerinde dava tarihinden itibaren faiz istenmiş, ilk kararda da 10.6.1999 dava tarihinden itibaren kabul edilen miktarlar yönünden faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Bu kararda faizin 15.01.1996 tarihinden başlatılması da yanlış olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişilerden arsa sahipleri davacılara ait 7,5 dairenin eksik ve kusurlu iş bedelleri yönünden ek rapor almak suretiyle, tüm davacı istemleri hakkında kazanılmış haklar dikkate alınarak, yeniden hüküm oluşturmaktan ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekli görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentler uyarınca kararın davalılar yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 17.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy