(818 S. K. m. 355)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı S.S.Yeni Şahin Konut Yapı Kop. vekillerince temyiz edilmiş, davalı Kop. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı ve davalı Kadir Kınık vekili, davalı Nimet Kınık vs. vekili gelmediler. Davalı S.S.Şahin Konut Yapı Kop. vekili avukat Mehmet Özer geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı kop. avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı vekili ile imzalanan 7.9.1994 gün ve 24840 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesinde, davacının da paydaşı olduğu arsa üzerine bina inşasını ve davacıyla diğer tapu maliklerine %35 pay verilmesini davalı S.S.Yeni Şahin Konut Yapı Kooperatifi yükümlenmiştir. Davacı, 7.9.1994 gün ve 24738 yevmiye nolu Kayseri 1.Noterliğince düzenlenen vekaletnamesinde sözleşme yapmaya, dilerse feshe, yeniden sözleşmeler yapmaya hususlarında yetkili olmak üzere Kadir Kınık'ı vekil atamıştır. Vekili 20.2.1995 tarihinde haricen kooperatifle imzaladığı Ek Mukavele başlıklı belgede, davacının da paydaşı olduğu 1253 ada 137 parselde Ahmet Kınık'ında payının bulunduğu, kendisiyle anlaşma sağlanamadığı ve bu nedenle ruhsat alınamadığı gerekçesiyle mevcut haliyle arsanın sahiplerine iadesine, yani terkine anlaşarak karar vermişlerdir. Görülüyor ki, davacıya ait arsa üzerine inşaat yapılamamış, vekili de, Kooperatifle imzaladığı sözleşmeyi feshetmiştir. Resen düzenlenen sözleşmenin aynı koşullarda feshedileceği konusunda hukuki kural yoktur. Davacının verdiği vekaletname fesih yetkisi içerdiğine, vekil de bu yetkisini kullanıp, sözleşmeyi feshettiğine göre bu fesih geçerli kabul edilmelidir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde tarafların iradesi fesih konusunda birleştiği takdirde ayrıca yargılama gerekmez. Bu tür sözleşmelerde tek taraflı irade beyanıyla fesih gerçekleşmez ise de somut olayda olduğu gibi taraflar birlikte karar almak suretiyle feshi gerçekleştirmiş olduklarında sonuç taraflar bakımından bağlayıcı olur. Bir başka anlatımla sözleşme feshedilmiş sayılır. Hal böyle olunca davacı arsa sahibi, feshedilmiş sözleşmeye dayanarak kooperatiften istemde bulunamaz. Bu nedenlerle kooperatif yönünden açılan davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir. Davacı ancak talimatı dışında akdi feshetmiş ise bu nedenle uğradığı zararı vekili Kadir Kınık'dan isteyebilir. O halde yapılması gereken iş, davacıdan bu hususta kanıtları sorulup toplanmalı sonucuna uygun karar vermek olmalıdır. Açıklanan tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı ile davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı ve davalı Kooperatif'e geri verilmesine, 17.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy