(1086 S. K. m. 273) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Bakanlık vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yüklenicinin hakedişlerinden haksız kesildiği iddia edilen bedelin iş sahibinden tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iddia ettiği kesintiler 1.10.1999 tanzim, 30.12.1999 onay tarihli 33-EK nolu hakediş raporunda yapılmıştır. Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinin ( F ) fıkrasına göre Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Söz konusu şartnamenin 39. maddesinde; "yüklenicinin hakedişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin nelerden ibaret olduğunu, dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu "idareye verilen .... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gerekir. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm HUMK.287. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkemece resen gözönünde tutulması gerekir.
Dava konusu olayda 33-Ek nolu hakediş raporunda yüklenicinin hakedişe hiçbir itirazı bulunmamaktadır. Yüklenici söz konusu hakediş raporunu itirazsız imzalamıştır. Tutanak başlıklı 30.12.1999 tarihli ve davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş belge idareye veriliş tarihi dahi belli olmadığından usulüne uygun bir itiraz mahiyetinde değildir. Bu nedenle 33-Ek nolu hakediş raporu itirazsız kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında ek hakediş raporuna usulüne uygun şekilde itiraz etmeyen davacının kesinleşen ek hakediş raporundaki kesintilerin haksız olduğundan bahisle açtığı davanın reddi yerine yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 10.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy