(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava iş sahibi tarafından yüklenici aleyhine işin yapımı sırasında davacının ödemek zorunda kaldığı tazminatların sözleşme uyarınca davalıdan tahsili istemiyle yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. Yerel mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine, davacının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kesin süre; davayı uzatmak ve sonucunu geciktirmek amacında olan tarafın bu davranışını önlemek için getirilmiş olan bir tedbirdir. Kural olarak hakimin tayin ettiği süreler kesin değildir. Ancak HUMK.163. maddesi uyarınca hakim tayin ettiği sürenin kesin olmasına karar verebilir. Ancak bu halde kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için verilen sürenin açıkça belirtilmesi, bu sürede yapılması gereken işlemlerin teker teker açıklanması, bu işlemlerin yapılması için masraf gerekiyorsa bunların miktarının da açık olarak belirtilmesi ve kesin süreye uymamanın sonuçlarının açıkça anlatılması ve bütün bunların duruşma tutanağına yazılması gerekir. Öte yandan resmi mercilerden celbedilecek deliller masrafı ilgilisinden alınarak mahkemece celp edilmelidir.
Somut olayda mahkemece celbine karar verilen başka bir mahkemeye ait dava dosyasının davacı delili olduğundan masrafı davacıdan alınarak mahkemece getirtilmesi gerekirken elden takipli olarak getirtilmesine karar verilerek usulüne uygun olmayan kesin süre gereği yerine getirilmediğinden davacı tarafın bu delillerden vazgeçmiş sayılmasına ve kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Kabul şeklinde göre de; İİK.nun 67/2 maddesine göre alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Dava kanıtlanamadığından bahisle reddedilmiş olup, davacı alacaklının takipte haksız olmasının yanında kötüniyetli olduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığı halde, davalının koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamış kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy