(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı Nur-Ak İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı Nur-Ak Ltd. Şti. vekili avukat Suat Kayıkçı ile davalılar Remzi Özer ve Arif Kaycı geldi. Davalı İhsan Ayata gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı şirket avukatı ile diğer davalılar dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı idarenin tüm, davalıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı idarenin 1997 yılı yatırım programında bulunan Şırnak ili, merkez ilçe, Kızılsu-seslice, Kumsatı-güneyce ve Kumsatı-görmeç köy yolları stabilize kaplama işi Emanet Komisyonunun 10.10.1997 günlü kararı ile en yüksek tenzilatı yapan davalı yükleniciye ihale edilmiş, kısımlar halinde ihale olunan stabilize kaplama işlerine ait düzenlenen 1. keşif özetlerinde stabilizenin temin edileceği orak mesafeleri tahmini olarak alınmak suretiyle işin keşif tutarı bulunmuş, 1. keşif özetlerinin altına not olarak Gerçek mesafeler uygulama esnasında bulunacaktır. şerhi düşülmüştür.
Davalı yüklenicinin yer tesliminden sonra idare tarafından kendisine gösterilen ocaklardan temin ettiği malzeme ile işi bitirdiği taahhüdündeki tüm işleri 1997 yılı içinde tamamlayarak tüm işlerin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı ve hakediş bedellerinin davalı yükleniciye ödendiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli ocak mesafeleri ve stabilize malzemenin temin edildiği ocak yeri ile ilgilidir.
Dava konusu iş 1997 yılında, terör olaylarının en yoğun olduğu zamanda Şırnak ilinin köylerinde yapılmıştır. Asayiş bakımından önem arzettiği ve 2. derece öncelikli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı idare elemanları işin 1. keşfini hazırlarken mahalline gidemediklerinden ocak mesafelerini tahmini olarak alıp gerçek mesafelerin uygulama esnasında bulunacağını belirtmişlerdir. Davalı tanığı olarak dinlenen dönemin Köy Hizmetleri Diyarbakır Bölge Müdürü S. K. ve Güvenlik Komutanı H. T. alınan ifadelerinde müfettişler tarafından yakında olduğu belirlenen ocaklardan terör ve köylülerin karşı çıkması nedeniyle malzeme alınamadığı, idare elemanları ve D. tarafından müştereken belirlenen ocaklardan gerekli emniyet tedbirleri alınmak suretiyle temin edilen malzeme ile işin yüklenici tarafından başarı ile sonuçlandırıldığını ve fiilen malzeme temin edilen ocak mesafelerine göre ödeme yapıldığını ifade etmişlerdir. Aradan uzun süre geçtikten ve yörede terör olayları büyük ölçüde denetim altına alındıktan sonra 2001 yılında müfettişlerce daha yakın ocaklarından malzeme temin edilebileceği varsayımı ile davalı yükleniciye fazla ödeme yapıldığının iddia edilmesi ve mahkemece tüm bu yönler özetilmeyerek dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.3.2003 günlü bilirkişi raporuna itibar edilerek nakliye mesafesinden fazla ödeme yapıldığı gerekçesi ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı idare tarafından fazla ödeme yapıldığı iddia edilen bir diğer kalem akaryakıt fiyat farkıdır. Mahkemece bu kalemden 368.217.519 TL.ya hükmedilmiştir. Davalı yüklenici müfettiş raporunda yola çekilen stabilize malzemenin naklinde uygulanan akaryakıt fiyat farkı hesabı işin belirlenen katsayı biriminin (kg) yerine (lt) olarak yanlış alındığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün yol işlerinde birim fiyat olarak TCK. Genel Müdürlüğü'nün birim fiyatları, analizleri ve birim fiyat tariflerini uyguladığını, TVK tarafından ödenen akaryakıt fiyat farkı ödemelerinde hesaba esas katsayı biriminin (kg) cinsinden olduğunu ileri sürmüş, bilirkişilerce bu yönden hiçbir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu konu ile ilgili olarak davacı idarenin mahkemeye verdiği cevabi yazı içerikleri ve davalı savunması gözetilerek uzman bilirkişiden görüş alınmak suretiyle akaryakıt fiyat farkından davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmayarak yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hükme varılması da usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacı idarenin tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı şirket vekiline ödenmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.100.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy