(818 S. K. m.158, 355) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Latif Gerez ile davalı vekili avukat Keriman Altay geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davalı yüklenici, işin teminatı olarak verilen teminat mektuplarına idarece haksız olarak el atıldığını ileri sürerek mektupların iadesini istemiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yanlar arasındaki sözleşmenin 36. maddesinde kesin kabul işlemleri ve kesilecek cezalar, 39. maddesinde ise teminat mektubunun iadesine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ( BİGŞ ) sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Geçici kabul incelemesinde tespit olunan eksik ve hatalı imalatların kesin kabul heyeti tarafından yapılan muayenesi sırasında geçici kabulde belirlenenlerin dışında başka imalat hatalarının da bulunduğu belirlenmiş olup davacı yüklenici bu eksiklikleri gidermemekte direnmiş olmakla davalı idarenin bu eksikliklerin ve hatalı imalatların giderilmesi için gerekli giderler ile sözleşme ve BİGŞ'de düzenlenen cezai şartı talep etmeye hakkı vardır. Cezai şartın BİGŞ gereğince noksan kalan işler miktarınca sözleşmedeki oranda uygulanması ( geçici kabulün yapılmış olması nedeniyle ) zorunludur. Bu nedenle davalı eksik ve hatalı işlerin bedeli ve ceza tutarı ödenmedikçe teminat mektuplarını iade etmekle mükellef değildir. Ancak, davacı tarafından ödenmesi gereken miktar ile teminat mektubunun tutarı gözetildiğinde davalının teminat mektubunun tamamına el atması yerinde bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş, kesin kabul tarihi itibariyle belirlenen eksik ve hatalı imalatların tutarının bilirkişiden alınacak raporla saptanması, bu miktar ile, aynı miktar üzerinden davacı hakkında uygulanacak 30 günlük onbinde beş oranında ceza tutarının saptanıp bu miktarlar için davalının teminat mektubuna el atmasının haklı olduğunun kabul edilmesi ve bu kısım yönünden davanın reddi, kalan miktar bakımından ise sözleşmenin 39. maddesindeki ( teminat mektubunun iadesi şartlarının ) oluşup oluşmadığının araştırılarak iade şartları varsa davacıya iade kararı verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın tamamen reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 400 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy