(4721 S. K. m. 640, 702)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca murisine kaldığı halde tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı olan ve davalı S. Eriş'e tahsis edilen A Blok 1 nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ve murisi olan arsa sahibi F. S. Eriş adına tescili ile geriye doğru beş yıl için 500.000.000 TL. kira gelirinin davalı S. Eriş'ten tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda S. Eriş ve A. G. Çöl hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, kooperatif aleyhine açılan kira tazminat davasının reddine, tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan tapu kaydının 1/4 hissesi oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yüklenici davalı Ö. Konut Yapı Kooperatifi ile arsa sahibi davacı ve gerçek kişi davalıların murisi F. S. Eriş arasında 11.12.1991 tarihinde adi yazılı şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Taşınmaz mülkiyetinin naklini de öngördüğünden bu sözleşme TMK. nun 706/1, BK. nun 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddelerine göre resmi şekilde düzenlenmediğinden geçersiz ise de arsa sahibi tarafından inşaat yapılan taşınmaz tapuda yükleniciye devredilmiş olduğundan geçerlilik kazanmıştır.
Dosyada mevcut Gölcük Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.1.2000 gün 2000/20 Esas, 2000/7 Karar sayılı veraset ilamına göre arsa sahibi ve sözleşmenin tarafı F. S. Eriş 4.6.1995 tarihinde ölmüş, geriye mirasçı olarak M.S. Eriş, A. G. Çöl, M. C. Eriş ve A. Solak'ı bırakmıştır. F. S. Eriş'in mirası paylaşılmamış olduğundan terekesi elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet şeklindedir.
TMK. nun 640/II. ve 702. maddesi uyarınca elbirliği ile mülkiyette birlikte tasarruf esası caridir. Terekedeki hakların korunması dışındaki davalar tasarrufu bir işlem olduğundan tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya diğer mirasçıların onaylarının (muvafakatlerinin) alınması veya miras ortaklığına temsilci atanarak onun huzuru ile davaya devam olunması gerekir. Taraf teşkili ile ilgili bu husus dava koşulu olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Somut olayda mirasçılardan M. S. Eriş ile A. G. Çöl davalı, M. C. Eriş davacı olarak davada yer almış iseler de, A. Solak davada taraf olarak yer almadığı gibi davaya onayı da alınmamış, taraf teşkili sağlanmaksızın dava sonuçlandırılmıştır.
Açıklanan bu hukuki ve fiili olgular karşısında murisin terekesi elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre davacıya TMK. nun 702. maddesi uyarınca diğer tüm mirasçıların onaylarını almak veya TMK. nun 640/III. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmasını sağlamak üzere uygun bir süre verilip bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece bu husus göz ardı edilerek taraf teşkili tamamlanmadan davanın yazılı şekilde esasının incelenerek sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy