(818 S. K. m. 365, 366, 370)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici, davalı Bakanlıkla kalıcı deprem konutlarının yapımı konusunda anlaşma yaptıklarını, davalı tarafından projelerin geç teslim edildiğini, sözleşmesine göre işin kapsamında büyüme olduğunu, sözleşme dışı işler yaptığını ve davalıdan kaynaklanan nedenlerle işin 2001 yılına sarktığını ileri sürerek alacak ve fiyat farkı talebinde bulunmuştur.
Davalı ise cevabında projelerin geç teslim edilmediğini, uygulamada yükleniciye verilen projelerle şartnamedeki projeler arasında fark bulunmadığını, sözleşmeye göre bodrumlar ile elektrik ve su sayaçları için bedel talep edilemeyeceğini, iş bedeli götürü olarak kararlaştırıldığından hiçbir nam altında bedel farkı talebinde bulunulamayacağını ve sair hususları savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının atiye terk ettiği kalem dışında, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararını, talimat yoluyla Y Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna dayandırmıştır. Söz konusu raporun tetkikinde raporun mahkemece seçilen bilirkişiler tarafından düzenlenmiş ve imzalanmış gibi gözükmesine rağmen, bilirkişilerin, mahkemece kendilerine görev verilmeyen D. Mühendislik, Mobilya Büro Malzemeleri Elektronik Eşya, Gıda ve İhtiyaç Malzemeleri İnşaat İmalat San.ve Tic.Ltd.Şti. ile Yüksek Proje İnşaat Müh.Müş.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti.ne mahallinde inceleme yaptırılıp bu şirketler tarafından yapılan inceleme sonucu ulaşılan hesaplamalara dayanarak sonuca vardıkları görülmüştür. Bu husus her iki şirketçe bilirkişiler adına düzenlenen 23.6.2003 tarih 025907 ve 24.6.2003 gün 095720 nolu faturalardan da anlaşılmaktadır. Asıl olan, bilirkişi raporunun mahkemenin görevlendirdiği kişilerce düzenlenmesidir. Mahallindeki inceleme, hesaplama ve sair değerlendirmelerin de aynı kişilerce yapılıp mahkemeye sunulmasıdır. Başkalarının yaptığı inceleme mahkeme denetiminden geçmediğinden, bu belgelere dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması da mümkün değildir. İşin doğrusu yapılacak inceleme, görev verilen bilirkişilerin ihtisası dışında ise bilirkişilerce bu hususun mahkemeye bildirilmesi ve işin ehli olan kişinin tayini ile ihtilafın çözümünün sağlanmasıdır.
Bu nedenlerle yapılan yargılama ve varılan sonuç hüküm tesisine, Yargıtay denetimine uygun bulunmadığından mahkemece yapılacak iş; işin ifa olunduğu Y Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak(İ. Teknik üniversitesi Mimarlık Fakültesinden seçilecek olan proje, dijital proje, uygulama projesi nedeniyle inşaatta iş artışı ve metraj hesabından anlayan bir mimar(öğretim üyesi )ile aynı üniversitenin inşaat fakültesinden(öğretim üyesi )inşaat mühendisi ve hukuki yorumda yardımcı olmak üzere İ. Üniversitesi Hukuk Fakültesi Borçlar Hukuku Kürsüsünden(öğretim üyesi )bir hukukçudan olaşacak )bilirkişilere inceleme yaptırılıp, avan proje ile uygulama projesi arasında iş artışına neden olabilecek bir değişiklik meydana gelip gelmediği, uygulama projesinin daha önceden davacılara dijital ortamda verilmesi halinde dahi bu sebeple iş süresinde gecikme olup olamayacağı, sözleşme ve ekleri dikkate alınarak sözleşmede gösterilmeyen ve davacı tarafından yapılan işlerin neler olduğu, yapıldıkları tarih itibariyle fiyatları, bu işlere karşılık varsa davacıya yapılan ödemelerin miktarı, 2001/2862 sayılı kararnamenin uygulanması ile ilgili talep incelenirken; ihalenin yapımı sırasında işin götürü usulle gerçekleştirilmesi ve işin ertesi yıla sarkması halinde bile fiyat farkı verilemeyeceğine dair hüküm, sözleşmenin 8/13181 sayılı kararnameye dayanılmadan yapılması ve bu konuda Bakan oluru alınıp alınmadığının ( 8/13181 S.K.H.K. madde 15 )araştırılması, işte cezalı süre bulunup bulunmadığı, işe ceza kesilip devam edilip edilmediği, ödeneğin harcama durumu, cezalı çalışılan sürede fiyat farkı uygulanamayacağı gibi hususlar da dikkate alınmalı, ayrıca 24.11.1986 tarih 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca kararnamenin uygulanmasının M.K.2.mad. hükmüne göre mümkün olup olmadığı ve diğer iddia ve savunmalarda sözü edilen hususlar ile KDV yükümlülüğünün mevzuata göre incelenerek bilirkişilerden rapor alınarak davanın buna göre sonuçlandırılmasından ibarettir. Öte yandan 492 sayılı Kanunun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğu halde, davalıdan harç tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sebeplerine göre yazılanlar dışında diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiş, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 7.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy