(818 S. K. m. 49)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacılar beş milyar TL. manevi giderim isteminde bulunmuşlardır. Yapılan yargılama sonucunda 2.500.000.000 TL.ya hükmedilmiş, karar davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Davacılara ait düğün ile ilgili müziği, düğün pastasını ve video çekimini davalı 290.000.000 TL. bedel karşılığında üstlenmiş ancak çekime ilişkin video kasetin boş olduğu olayda davalının kusurlu hareket ettiği bunun sonucu olarak davacıların ileride düğün anının somut halini tekrar seyretmekten yoksun kaldıkları, üzüldükleri bu durumda manevi giderim tayini için gerekli yasal koşulların oluştuğu hususunda kuşku yoktur. Sorun olaya ilişkin manevi giderim miktarının tayinine ilişkindir.
Davacıların polis memuru olup, aylık altıyüz ellişer milyon TL., davalının müzik organizasyon işiyle uğraşmakta olup kirada oturduğu iki çocuğunun bulunduğu, aylık 500.000.000 TL. gelir elde ettiği saptanmıştır.
Borçlar Yasasının 49. maddesi uyarınca yargıç manevi giderimin tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun olarak takdir etmeli, hukuk biliminden yararlanmalı, Türk toplumunun sosyal, ekonomik ve moral yapısını, yanların gerçek durumlarını, paranın satın alma gücünü göz önünde bulundurmalıdır.
Tespit edilen ve açıklanan olgular ışığında konu değerlendirildiğinde belirlenen ve hüküm altına alınan manevi giderim miktarı manevi tatmin duygusunun etkisine ulaşmanın sınırını aşacak ve haksız zenginleşmeye yol açacak derecede fazla olmuştur.
Mahkemece anılan esaslar gözetilerek daha az ve uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy