(926 S. K. m. 112)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Ali'nin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 926 sayılı Yasanın 3.7.2003 gün ve 4917 sayılı yasa ile değiştirilen 112. maddesi uyarınca; Türk Silahlı Kuvvetlerinden her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar, her yıl Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen askeri öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğretim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Dava konusu olayda davalı üstteğmenin kalan hizmet süresi ile orantılı olarak kendisine yapılan gerçek giderin gerektiğinde alınacak bir raporla saptanarak tahsiline karar verilmesi yerine, bilirkişinin güncelleştirme yaparak bulduğu miktara hükmedilmiştir. Oysa güncelleştirmeye imkan tanıyan 607 sayılı K.H.Kararname Anayasa Mahkemesinin 2003/39 E. 2003/40 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 3.7.2003 gün ve 4917 sayılı yasayla değiştirilen 926 sayılı Kanunun 112. maddesinde de gerçek giderlerin tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle mahkemece gerçek giderlerin belirlenerek sonuca varılması yerine güncelleştirilmiş miktara hükmolunması yerinde olmamış kararın davalı Ali yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Orhan'ın temyiz itirazlarına gelince; bu şahıs dosyada mevcut 10.2.1992 tarihli kefaletnamede, öğrenicinin okulla ilişiğinin kesilmesi halinde okul döneminde kendisine yapılacak masraflardan sorumlu olacağını kabul etmiştir. Oysa yükümlü Ali Keskin subay nasbedildikten sonra ordudan ilişiği kesildiği için kefilin davacıya karşı sorumluluğu kalmamıştır. Bu nedenle hakkında açılan davanın reddi yerine sorumluluğu cihetine gidilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Orhan lehine bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı Ali'nin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı Ali, 3.ncü bent gereğince de davalı Orhan yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 11.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy