(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat M
B
Y
ile davalı-k.davacı vekili avukat C... K
geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı arsa sahipleri ile dava dışı F
ve F
S
aralarında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca, davalı arsa sahiplerine ait arsaya inşaat yapımını F
ile F
birlikte üstlenmişlerdir. İnşaatın devamı sırasında davacılara inşaattan daire satılmış, işin ikmal edilmemesi üzerine daire satın alan şahısların inşaatı bitirmeleri karşılığında arsa sahiplerince yüklenicilere verilecek bağımsız bölüm tapularının davacılara intikal ettirilmesi hususunda yükleniciler F
ve F
ile davanın tarafları arasında anlaşmaya varılmış, ancak işin davacılarca da ikmal edilmemesi üzerine davacılar eldeki davada inşaata yapılan harcamaların davalıdan tahsilini, karşı davada ise arsa sahipleri kira kaybı ile menfi zararlarının tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece karşı davanın reddine iş bedeli ile ilgili olarak açılan dava yönünden ise, davacıların inşaatta %4.28 oranında imalat yaptıkları benimsenerek sonuca varılmış, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında daha önce açılan tapu iptal ve tescil davasında, sözleşmelerin ve temlikin geçersiz olduğu kabul edilmiş ve davacılar tarafından yapılmış bir imalat varsa bedelinin istenebileceği belirtilerek dava sonuçlandırılmıştır. Davanın konusunu oluşturan imalatın %4.28'ini inşaattan daire satın alan davacılar tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakta ise de bu oranın dışında kalan diğer imalat bedelleri yönünden yani, ilk yükleniciler F
ve F
'un yaptığı imalatlar bakımından yapılan anlaşma ve temlikler geçersiz sayıldığından davanın %4.28'lik bölümü dışında kalan imalat bedelleri için davacıların bu davayı açabilmeleri, söz konusu imalatları gerçekleştiren kişilerden davaya muvafakat almalarına ya da açıkça ilk sözleşmeden doğan hakların davacılara usulüne uygun biçimde temlik edilmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle mahkemece davacılara F
ve F
'dan muvafakat almaları veya geçerli bir temlik belgesi ibraz etmeleri için mehil verilmesi ve sonucuna göre davanın karara bağlanması gereklidir.
Karşı davaya dayanak yapılan sözleşmenin geçersizliği yukarıda da değinildiği üzere başka bir davada kesinleştiğinden arsa sahiplerinin bu sözleşmeye dayanarak menfi zarar talebinde bulunamayacakları da ortadadır. Bu nedenle karşı davanın reddinde bir isabetsizlik yoktur.
Öte yandan davacıların ilk yüklenicilerden davaya muvafakat veya alacaklarının temlik edildiğine dair belge ibraz etmeleri halinde, arsa sahiplerinin temlikin geçersiz olduğunu ya da ilk yüklenicilerin yaptıkları imalatın bedelinin ödendiğini her zaman ispat etme imkanları bulunmaktadır.
Yine dava ile birleştirilen 2000/115 esas sayılı dava hakkında hüküm kurulmamış olması ve davada reddedilen miktarlar bakımından arsa sahipleri yararına masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması kabul şekli bakımından doğru bulunmamış kararın bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 375'er milyon TL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak, karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy