(1086 S. K. m. 287)
Dava: Davacı k.davalı Sadık Akkuş ile davalı k.davacı 1- Seher Özdemir, 2- Ayten Özdemir (Erol), 3- Erol Özdemir, 4- Kadriye Özdemir (Hürdoğan), 5- Erdal Özdemir, 6- Gülten Özdemir (Özpek), 7- Samiye Gürpınar arasındaki davadan dolayı Ankara 19.Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 18.2.2003 gün ve 1998/475-2003/73 sayılı hükmü bozan dairemizin 18.2.2004 gün ve 2003/3767-2004/796 sayılı ilamı aleyhinde davalı k.davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık B.K.355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali tescil, ecrimisil, eksik ve ayıplı iş, kira, değer kaybı, taşkın inşaatın giderilmesi bedeli alacak istemlerine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davaların yapılan yargılaması sonucunda yüklenici Sadık Akkuş'un tapu iptali tescil ve haksız işgal giderimi istemine dair davaların reddine, arsa maliklerince açılan ve birleştirilen 1999/561 ve 2001/373 esas sayılı dava dosyalarındaki alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz edilmekle karar dairemizce bozulmuştur.
Bozma kararı gerekçesinde arsa sahiplerince açılan ve birleştirilen 1999/387 ve 1999/561 esas sayılı davalarda yapıdaki eksik işler, gecikme tazminatı, taşkın inşaatın giderilme bedelleri vs. istenmiş, istemler hüküm altına alınarak arsa sahiplerinin sözleşmeden umdukları yarar böylelikle sağlanmıştır. Hal böyle olunca, sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenici çıkarlarının da mevcut davada değerlendirilmesi ve hükme bağlanması gerekir. Zira, aksinin kabulü durumunda sözleşmedeki yararlar dengesi yüklenici aleyhine bozulur. Bunun için de gerek yüklenici vekilinin gerekse yüklenicinin duruşmada söylediklerine bakılmamalıdır. Bu durumda yapılacak iş ilgili merciye yapının mevcut haliyle iskan ruhsatı verilmesine engel olup olmadığını sormak, engeli varsa bilirkişilerden ek rapor alınarak bunları ortadan kaldırıcı bedelleri avans olarak dosyaya depo ettirmek ve sonuçta yüklenicinin açtığı 1998/475 esasta kayıtlı tescile dair talebi, birlikte ifa kuralınca sonuçlandırmaktan ibaret olmalıdır görüşüne yer verilmiştir.
Arsa malikleri davalı ve karşı davacıların karar düzeltme istemleri üzerine dosya yeniden incelendiğinde;
Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/49 esas 1998/62 karar sayılı dava dosyasında 7 nolu parsel malikleri tarafından 8 parsel sayılı taşınmaz malikleri aleyhine açılan davada elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinde bulunulmuş, yapılan yargılama sonucunda 8 nolu parsele yapılan inşaatın zemin kattan 7.78 m2'lik, bodrum kattan 18.60 m2'lik kısma müdahalenin men'ine ve kal'e karar verilmiştir.
Karar henüz infaz edilmemiştir. Komşu parsele yapılan tecavüz devam etmektedir. İnşaatın iskan izni de alınmamıştır. Yerel mahkemece davacı yükleniciye süre ve yetki verildiği halde iskan ruhsatı alınması yönünde her hangi bir işlem yapılmamıştır. İskan izninin alınıp alınamayacağı yani yasal hale gelip gelemeyeceği yıkıma ilişkin bu ilamın gereğinin yapılmasından sonra açıklık kazanacaktır.
Yanlar arasında düzenlenen 1.12.1993 tarih 42053 sayılı sözleşmenin onuncu maddesi uyarınca teslim olgusu iskan izni koşuluna bağlanmıştır. İskan ruhsatını alma mükellefiyeti de yükleniciye aittir. Bu husus HUMK. nun 287.maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğindedir. Arsa maliklerince açılan davalarda belirlenen hüküm altına alınan ayıplı ve eksik iş bedeli tecavüzlü taşkın inşaatın yıkılıp olması gereken yere çekilmesi için yapılacak masraflar tutarı avans niteliğindedir. İnfazın yapılması sonucunda kesin miktarlar saptanacaktır. Davacı yanın tescilini istediği daire ve dükkanlar arsa malikleri açısından teminat özelliği arzetmektedir. Bu aşamada davacı adına tescil için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. Taşkın inşaatın yıkımı sağlanıp eksiklikler, ayıplar giderildikten ve bina yasal hale getirildikten sonra tescil istemi her zaman mümkündür.
Açıklanan olgular ışığında konu değerlendirildiğinde dairemizin bozma kararı olayın özelliğine ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bu nedenlerle bozma kararının kaldırılmasına, usul yasaya ve yönteme uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 18.2.2004 tarih 2003/3767 Esas 2004/796 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına,
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve karşı davacı yanın karar düzeltme talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,60 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı k.davalıdan alınmasına, ödediği tashihi karar harcının istek halinde tashihi karar isteyen davalı k.davacılara geri verilmesine, 03.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy