(2004 S. K. m. 278)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davalarında amaç borçlunun haciz ve iflasından önce yaptığı aslında geçerli olan bazı tasarruflarının iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve o mal üzerinde cebri icra işlemlerine devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
İİK.nun 278. maddesinin 1. fıkrasında bağışlama niteliğindeki tasarrufların batıl olduğu vurgulanmış, aynı maddenin 3. fıkrası 2. bendinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama niteliğinde olduğu öngörülmüştür. İvazlar arasında fahiş fark olup olmadığının saptanabilmesi için tasarruf tarihi itibariyle tasarrufa konu olan malın gerçek değerinin belirlenmesi gerekir. Gerçek değer ise o malın değerlendirme tarihi itibariyle mahalli piyasa değeridir.
Hal böyle iken yerel mahkemece bilirkişi kurulundan tasarruf tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz ve üzerindeki yapının mahalli piyasa rayiçlerine göre gerçek değeri konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre ivazlar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, özellikle üzerindeki yapıya bayındırlık birim fiyatlarına göre değer biçen rapor yeterli kabul edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 8.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy