(1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 101)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ölü Şenay mirasçılarının karar başlığında isimlerine yer verilmemesi maddi hataya dayalı olup mahkemesince her zaman düzeltilebileceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davada, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davacılara isabet eden bağımsız bölümlerdeki eksik işler bedeli yanında, ortak yerlerdeki eksik işler bedelinin de ödetilmesi talep edilmiştir. Davacılar ortak yerlerden dolayı ancak tapudaki hisseleri oranında istemde bulunabilirler. O halde, 25.3.2002 tarihli bilirkişi raporunda ortak yerlerden dolayı davacıların hissesine düşen miktar 3.175.000.000 lira olarak belirlendiğine göre, bu miktarın hüküm altına alınması yerine ortak yerlerdeki eksik işler tutarının tümüyle hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-) Dava dilekçesinde, davacılara düşen her bir bağımsız bölüm için gecikme tazminatı (kira kaybı) isteminde bulunulurken gecikilen ilk yıl için aylık 75.000.000 lira talep edildiği halde, 11.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda talep aşılarak aylık 100.000.000 liradan hesaplama yapılması, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenip HUMK. nun 74. maddesine aykırı olarak istekten fazlaya hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-) Kabule göre de, Borçlar Kanunu'nun 101. maddesi gereğince temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp ayrıca davalının temerrüde düşürülmesi gerekir. Davalı yüklenicinin davadan önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğine göre kira kaybı alacağı yönünden dava tarihi yerine 8.9.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentte gösterilen nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy