(818 S. K. m. 359, 362) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici davalıya yaptığı fason imalatın bedelinin tahsilini istemiş, davalı ve karşı davacı iş sahibi ise kumaşların hatalı boyanması nedeniyle oluşan zararların tazminini talep etmiş olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı ve karşı davacı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının yaptığı imalatın açık ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edilmiş ise de iş sahibinin dinlettiği tanık Asım, malları teslim aldıktan sonra ayıp ihbarının yapıldığı ve davacının da hatalı imalatı düzeltmeyi kabul ettiğini beyan etmiştir. Daire'mizin istikrarlı uygulamasına göre ayıp ihbarının sözlü yapılması ve bu hususun şahitle kanıtlanması mümkündür. Bu nedenle mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulüyle her iki davanın esasının incelenerek sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k.davacıya geri verilmesine, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy