(818 S. K. m. 30)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici; yaptığı sözleşme dışı imalatın bedelinin davalıdan tahsilini istemiş, davalı cevabında davacının 19.12.2000 tarihli dilekçesi ile miktar artışından dolayı fiyat farkı talep etmeyeceğini kabul ettiğini bildirerek, davanın reddini istemiş, mahkemece davacının sözleşme konusu işten fazla imalat yaptığı kabul edilerek davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut olup davacı yanca imzalanan 19.12.2000 tarihli dilekçeye 4. bent olarak "Miktar artışından dolayı fiyat farkı talep etmiyorum" ibaresi eklenmiştir. Ekinde de sözleşme ile ilgili kroki ve paftaların suretleri belirtilmiştir. Davacı dilekçedeki imzayı inkar etmemiş, avans ödemelerinin yapılmayacağı tehdidi ile belgeyi imzalamak zorunda kaldığı açıklamıştır.
BK'nın 30. maddesi uyarınca; ikrah sonucu yapılan sözleşmeler ve buna bağlı taahhütler ikraha maruz kalan kişi açısından bağlayıcı bulunmamaktadır. Ne var ki, aynı maddenin 2. fıkrasında; bir hakkın veya kanuni selahiyetin kullanılacağı tehdidi ile yapılan akdin, tehdit eden için fahiş menfaat temin etmesi ve bu maksatla müzayaka halinden istifade olunduğu takdirde tehdidin sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda fazla imalatın çoğu ikmal edilmiş olup davacının avans ödemesinin yapılmaması halinde müzayakaya düşeceği yolunda bir delil ibraz edilmemiştir. Müzayaka halinde bulunduğu ispatlayamayan davacının davalıya verdiği 19.12.2000 tarihli dilekçesi ile bağlı olduğu ortadadır. Bu nedenle mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 14.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy