(818 S. K. m. 358, 360, 361)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında yapılan 8.10.2001 tarihli sözleşme gereğince, davalı yüklenici, davacı iş sahibine ait A. İlçesi Adatepe Köyündeki evin tüm marangozluk işlerini, bu kapsamda taban, tavan, duvar, bölme, kapı ve pencere, mutfak dolabı ve merdiven korkuluğu değişimi işlerini yapmayı ve 1.2.2002 tarihinde teslim etmeyi; iş sahibi ise, ölçümü iş bitiminde yapılmak ve metrekaresi ( 35.000.000 )TL olmak üzere iş bedeli ve bu bedelden mahsubuyla ( 3.500.000.000 )TL avans ödemeyi yüklenmişlerdir.
Ancak, Kültür Bakanlığı Ç. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28.10.2001 tarih ve 30/574 sayılı kararı ile yapımı yüklenilen "onarım" işine izin verilmiştir. Tüm tanık anlatımlarından evin önce duvar onarım ve yıkım işlerinin tamamlanmasından sonra davalının yapımını yüklendiği tüm işleri tamamlayabileceği anlaşılmaktadır. Davacı Koruma Kurulundan izin alındıktan sonra "duvar" işleriyle ilgili olarak Mustafa ile sözleşme yapmış, bir süre sonra bu ilk sözleşme karşılıklı anlaşma suretiyle fesih olunmuş ve ana duvarın yıkılma işi, çatının yeniden kurulması ve yerlere beton dökülme işleri iptal olunarak aynı şahısla ikinci bir sözleşme düzenlenmiş ve Mustafa sadece "derz" ile "tabanda bazı söküm" işlerini yapmıştır. Mustafa, kendisince yapımı yüklenilen işlerin bitiminden sonra davalının "tabandaki ahşap döşemeleri" söktüğünü bildirmekte ve onu başka tanıklar da doğrulamaktadır. Ancak, onarılması yahut yıkılıp yeniden yapılması gereken bir ana duvarın ve betonarme işlerinin yapılması gerektiği ve bu işlerin yapımı Mustafa 'ya verildiği ve davacı bu tanık huzurunda davalı tarafından yüklenildiği işin tamamen yapılabilmesi için sözü edilen işlerin yapılması hususunda sözlü olarak uyarıldığı halde bu işlerin yapımı davacı tarafından iptal edilmiştir.
Mahkemece yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu bilirkişi tarafından sunulan 23.12.2003 günlü raporda ise, sonradan onarılan ana duvarın ( kör duvarın )önceden yapılmamış olmasının, duvardan duvara yapılması gereken ahşap taban ve tavan döşemeleriyle mutfak dolabının yapılmasını engellediği bildirilmiştir.
Tanık anlatımları ve bilirkişi raporu ile saptandığı üzere; yüklenici davalının yüklendiği edimini tam ve tekniğiyle sözleşme koşullarına uygun olarak ifa edebilmesi için, az yukarda açıklanan duvarla ilgili engellerin kaldırıldığının ya da yapımı olanaklı diğer işlerin tamamlanmasına kadar kaldırılmış olacağının davalıya davacı iş sahibi tarafından bildirilmediği ihtarında bu yönde bir açıklama olmadığı sonucuna varılmaktadır. Oysa, Borçlar Yasasının 81. maddesi gereğince iş sahibinin işin yapılacağı yeri, işin yapılmasına elverişli ve sorunsuz olarak yükleniciye teslim etmesi, öncelikle ifası gereken borcu gereğidir. Somut olayda, iş sahibi davacı öncelikli edimini gereği gibi ifa etmediğinden kusurludur.
Davalı yüklenici, her ne kadar 25.4.2002 günlü ihtarı ile ediminin ifasına engel olan işlerin yapılması ve işin yapılacağı evin kendisine teslimini davalı iş sahibine bildirmiş ise de; yapılması olanaklı olan ve tabandaki ahşap döşemelerinin dışındaki diğer işleri yapmak için gerekli özeni göstermemiş ve kendi yarattığı güvene ve özen borcuna aykırı davranmış olmakla kusurludur.
Sözleşmenin ifa ile sonuçlanması tarafların birbirlerine güven duymalarıyla olanaklıdır. İki taraf da, ortak kusurlarıyla aralarındaki sözleşmenin tamamen ifa olunmasını imkansızlaştırmışlardır. O halde, işin mahkemece tasfiyesi gerekir. Tasfiyeden amaç, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin mal varlıklarına geçirdikleri değerlerin iadesini sağlamak suretiyle mal varlıklarını sözleşme tarihindeki duruma döndürmektir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; mahkemece yapılacak iş, yüklenici davalının yaptığı işin sözleşme fiyatlarıyla tutarını belirlemek ve avans olarak kendisine ödenen iş bedelinden mahsubu ile artan varsa tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy