(1086 S. K. m. 288, 344) (818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar Nuri ve Tamer Öncel vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır.
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın LPG dönüşümünün yapılması için davalılar Tamer ve Nuri ile müvekkilinin anlaştığını, davalılar Osman Arslan ve Ramazan Üre tarafından işletilen bir atölyede aracın LPG dönüşümünün yapılarak davacıya teslim edildiğini, teslimden sonra aracın kullanımı sırasında ön kısmında aniden bir patlama olduğunu ve aracın yandığını, LPG dönüşümü işinin davalılarca ayıplı yapıldığını, yaptırmış olduğu tespitte davalıların ayıplı iş yapmaları sonucu aracın alev alarak yandığının ve araçtaki hasar ve değer kaybının 1.070.000.000 TL olduğunun belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.070.000.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Nuri, Tamer ve Ramazan duruşmaya gelmemiş, davaya cevap da vermemişlerdir. Davalı Osman ise duruşmadaki beyanında olayın kendisi ile ilgili olmadığını söylemiştir. Mahkemece davalılar Osman ve Ramazan yönünden davanın reddine, davalılar Nuri ve Tamer yönünden kabulüne karar verilmiş, davalılar Nuri ve Tamer vekili temyiz dilekçesinde, davalıların LPG imali ve bayiliği ile ilgili hiçbir uğraşıları olmadığını, davacının aracına taktırmış olduğu LPG dönüşüm aleti ile de ilgilerinin bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini belirtmiştir.
Davalılar Nuri ve Tamer duruşmaya gelmemekle akdi ilişkiyi inkar etmişlerdir. O halde davacı iş sahibi akdi ilişkiyi HUMK.m.288 hükmü gereğince yazılı delil ile kanıtlamak zorunluluğunda olup, mahkemeye akdi ilişki konusunda yazılı bir delil verememiştir. Böylece akdi ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Davalıların tanık dinlenmesi yönünden açık muvafakatleri bulunmadığından tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak da hüküm kurulamaz. Bu durumda davacı, dava dilekçesinde vs. delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, akdi ilişkinin varlığı yönünden, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca göre, akdi ilişkinin kabulü halinde davacı iddiası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılar Nuri ve Tamer yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 22.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy