(2004 S. K. m. 277, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı vekili ile davalı Bülent Çetintaş vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı Ahmet Eray Özuğur vekili avukat Nurten Sazan geldi. Davalı Bülent Çetintaş vekili ve diğer davalılar gelmediler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı Ahmet Eray avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda Ahmet Eray Özuğur hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında daha önce hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar davacı ile davalı Bülent vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davalı Bülent'in tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin 14.10.2002 tarih 2002/2673 esas 2002/4590 karar sayılı bozma ilamında davalı Ahmet Eray Özuğur hakkındaki davanın reddi gerektiği yanında kabul şekline göre de iptal davası sabit olduğu takdirde alacaklıya 3. şahıs üzerindeki kaydın tashihine neden olmadan o gayrimenkulün haciz ve satışının istenebileceği kuralı bir yana bırakılarak sadece tasarrufun iptali ile yetinilmesi gerekirken tapunun iptalinin de hüküm altına alınmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Önceki kararı Ahmet Eray dışındaki davalılar temyiz etmediklerinden o davalılar yönünden tasarrufun iptali gerektiğine dair mahkemenin kabulü kesinleşmiş ise de bozmaya uyulmuş olduğundan bozma ilamının ikinci paragrafı uyarınca bozma nedeni yapılan tapunun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının 1. maddesi kesinleşmemiştir.
Bozmaya uyularak taşınmazın son kayıt maliki davalı Ahmet Özuğur hakkındaki dava reddedildiğine göre taşınmaz üzerinde cebri icraya devam imkanı kalmamıştır.
Bu durumda 3. kişi davalı Bülent ve kararı temyiz etmeyen 4. kişi davalı Mehmet'in iptal davasına konu taşınmazı elden çıkartmış olmaları nedeniyle İİK.nun 283/2. maddesi uyarınca iptal davası bu taşınmazın yerine geçen değere taalluk edeceğinden, iptal davasını kaybeden ( somut olayda en son satışı yapan ) davalı Mehmet'in alacak ve ferilerini geçmemek üzere bu değer nisbetinde tazminata mahkum edilmesi gerektiği halde infaz kabiliyeti olmayacak ve hakkındaki dava reddedilen davalı üzerindeki tapu kaydının iptali sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte yazılı nedenlerle davalı Bülent Çetintaş'ın tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 259,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Bülent'ten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy