(2004 S. K. m. 105, 278, 283)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyada yer alan 30.6.1999 günlü haciz tutanağı İİK. nun 105. maddesinde sözü edilen geçici aciz belgesi niteliğindedir. Dolayısıyla dava şartı gerçekleşmiştir.
Borçlu M. B.'ın satış suretiyle 3. kişi Y. S.'a yaptığı tüm temlikler İİK. nun 278/II. maddesindeki yasanın bağışlama saydığı ve iptalini öngördüğü tasarruflardandır. Bu nedenle alacaklı bankanın vazgeçmediği ve halen kayden Y.'in üzerinde bulunan tasarruflara ilişkin davanın kabulü gerekir. Aynı şekilde, 3. kişi Y. S.'ın yine bankanın vazgeçmediği ve fakat bu davalının elinden çıkardığı tasarruflarla ilgili davalar ise, İİK. nun 283. maddesince tazminata dönüştüğünden, davacı alacağından fazla olmamak üzere 3. kişi Y.'in bedel ödemeye mahkum edilmesi gerekirken bu yönün gözden kaçırılması da doğru olmamıştır.
Davalılardan Ş., Ö. L., F. ve F.i'nin kötü niyetleri kanıtlanamadığından iptal davası iyi niyetli bu davalıların haklarını ihlal etmez ise de davalılardan V. S., 3. kişi Y. S.'ın kardeşidir. MK. nun 3. maddesi uyarınca bu davalının ayrıca kötü niyetinin ispatı gerekmediğinden, Y.'in davalı V. S.'a yaptığı ve halen Vedat'ın elinde bulunduğu anlaşılan 221 ve 1010 parsellerle ilgili Y. ile Vedat arasındaki tasarrufun da iptali yasa gereğidir.1319 parsel ise, davalı Vedat tarafından diğer davalı 3. kişilere satış suretiyle geçirildiğinden ve onların kötü niyeti ispatlanamadığından davalı V. S.'ın da İİK. nun 283. maddesince 1319 parsel bakımından davacı alacağından fazla olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerekirken bu yönün de gözden kaçırılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Borçlu M. B.'ın davalı 3. kişi A. C. B.'ya yapmış olduğu 5.5.1998 günlü tasarruf işlemine gelince; borçlunun 3. kişi A.'a yaptığı bu temlik işlemi de İİK. nun 278/2. maddesindeki yasanın bağışlama saydığı ve iptalini öngördüğü tasarruflardandır. Davanın dayanağı olan 2000/40 sayılı takip dosyasında yapılan haciz sonucu düzenlenen 27.4.2000 tarihli haciz tutanağı ve yukarıda sözü edilen 30.6.1999 tarihli haciz tutanağı aciz vesikası hükmünde olup, diğer dava koşulları da gerçekleştiğinden ve davalı 3. kişi A. bu taşınmazı elinden çıkarmış olup, devralan İ. S.'ın kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının elinden çıkardığı taşınmazla ilgili davanın İİK. nun 283/2. maddesi uyarınca tazminata dönüştüğü gözetilmek ve davacı alacağından fazla olmamak üzere 3. kişi A.'ın bedelle sorumlu tutulmasına karar vermek gerekirken aciz vesikası ibraz edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy