(657 S. K. m. 225) (2547 S. K. m. 33) (818 S. K. m. 161)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı Mustafa Güzel vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Mustafa'nın tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava öğrenim gideri alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davalı kefiller Hüseyin Rahmi ile Lütfi bakımından davanın reddine diğer davalı Mustafa yönünden davanın kısmen kabulü ile 187.703.438.625 TL bedel açısından itirazın iptaline icra takibinin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare ile davalılardan Mustafa Güzel tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan Mustafa Güzel İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Kimya bölümünde araştırma görevlisi kadrosunda görev yapmakta iken 2547 sayılı yasanın 33. maddesi uyarınca davacı tarafından lisans üstü eğitim yapmak üzere ABD Northeastern Üniversiteye gönderilmiştir. Ancak yurt dışına gitmeden önce Manisa Demirci Noterliğinde 15.9.1993 tarih ve 5250 yevmiye numaralı taahhüt senedi düzenlenmiştir. Davalı Mustafa borçlu, diğer davalılar ise müteselsil kefil olarak imzalamışlardır.
Taahhütnamenin A bendinde öğrenim süresi ve sonrasındaki yükümlülükler gösterilmiş, taahhüdün ihlali halinde yapılan bütün masrafların Türk lirası ve döviz olarak her biri için ödeme tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek yasal faiz ve sair vergi ve kanuni ödemelerle birlikte ve iki katı olarak üniversitenin hazine emrine nakten ve defaten ödeneceği tüm davalılarca taahhüt edilmiştir.
Davalı borçlu Mustafa eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden 15.1.2002 tarihli dilekçesi ile enstitüdeki görevinden istifa etmiştir. Bu eylemi ile taahhüdüne aykırı davrandığı saptanmıştır. İlgiliye yurt dışındaki eğitimi süresince istifa ettiği 15.1.2002 tarihine kadar 137.875 ABD doları 4.544.270.000 TL tutarında masraf yapılmıştır. Döviz giderlerinin sarf tarihinden itibaren 17.914.29 ABD doları Türk Lirası masrafların ise 6.913.001.898 TL faizinin olduğu belirlenmiştir.
İcra takip dosyasında iki katı cezai şartla birlikte 293.664,29 ABD Doları 16.001.559.898 TL talep edilmiştir. Takipte yapılan giderlerin aynen tahsili istenmiştir. Bu husus taahhütname kapsamına da uygundur. Ancak döviz cinsinden yapılan giderler ile Türk Lirası masrafların işlemiş faizleri ve iki katı cezai şart toplamı istenilmekle faize faiz talep edilmiş usule aykırı davranılmıştır.
Taahhütname 15.9.1993 tarihli olup davalı yükümlünün yurtdışına gönderildiği tarih itibariyle mevzuatımızda dövizli borçlanma sözkonusu değildir. 1.8.1996 tarihinde kabul edilen 4160 sayılı yasanın 2. maddesi ile 657 sayılı yasaya eklenen Ek 34. maddede fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cins ve miktarı üzerinden borçlandırılır hükmü getirilmiştir. Davalı borçlu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden taahhütname vermemiş olsaydı 657 sayılı yasanın 225. maddesince borcunu %50 fazlasıyla ödeyecekti. Oysa taahhütnamede yabancı para borcu üzerinden ve iki misli cezai şart öngörülmüştür. Kurumca tek yanlı hazırlanmış ve genel işlem şartı niteliğinde konulan bu orandaki cezai şartın fahiş olduğu ortadadır. Bu durumda BK. 161/son maddesince hakkaniyete uygun biçimde indirim yapılarak cezai şart tayini gerekirken hiçbir miktar takdir edilmeyerek tamamen ortadan kaldırır şekilde hüküm kurulması, keza yurt içinde yapılan masraflar tutarı 16.001.559.898 TL talep edildiği halde dikkate alınmaması isabetli olmamıştır. Diğer yandan taahhütnamede yükümlünün öğrenim süresinin uzaması halinde yurtdışında kaldığı süre içerisinde kendisine yapılacak bütün öğrenim masraflarının ödeneceği diğer davalı müteselsil kefillerce de kabul edildiği halde kısmen sorumlu tutulmaları taahhütname içeriğine aykırılık teşkil etmiştir.
Açıklanan olgular ışığında konu ele alınıp değerlendirildiğinde mahkemece yapılması gereken iş döviz cinsinden yapılan masraflar 137.875 ABD doları, 17.914,29 ABD doları işlemiş faiz, 4.544.279.000 TL, 6.913.001.898 TL işlemiş faiz Borçlar Yasasının 161/son maddesi uyarınca hakkaniyete uygun biçimde takdir edilecek cezai şart toplamının tüm davalılardan tahsiline 137.875 ABD doları ile 4.544.279.000 TL asıl alacak için 29.4.2002 icra takip tarihinden takdir edilecek cezai şart yönünden ise gönderilmiş bir ihtarname olmadığından icra takibinden önce temerrüt oluşmadığından icra takip tarihinden itibaren faiz tatbikine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Tüm bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı Mustafa'nın tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.585,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Mustafa'dan alınmasına, 30.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy