(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Nuri Çağıral ile davalı vekili avukat Özlem Tozkoparan geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki 8.10.2000 tarihli sözleşmenin 12.6. maddesinde fatura tanzimi ve ödemelerde hakediş şantiye onay tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınacaktır düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı yüklenici şirket bu düzenlemeye dayanarak kur farkı nedeniyle hazırladığı fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibine başlamış, davalı tarafın itirazı nedeniyle bu davayı açmıştır. Davalı taraf ise 2001 yılı başında meydana gelen ekonomik kriz sonucu doların aşırı değerlenmesi üzerine davacı tarafla anlaştıklarını, döviz kurunu sabitlediklerini, hakedişlere dayalı faturaların sabitlenen dolar kuru üzerinden düzenlendiğini, ödemeleri bu şekilde yaptıklarını, davacı tarafa borçlarının olmadığını savunmuştur. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden ekonomik krizden sonraki 22.3.2001 tarihli faturada dolar kurunun 725.000 lira, daha sonraki dört faturada 850.000 lira alındığı, bu fatura bedellerinin davacı tarafa ödendiği, davacı tarafın bu ödemeleri ihtirazi kayıtsız kabul ettiği belirlenmiştir. Bu durum davalı tarafın savunmasını doğrulamakta, taraflarca sözleşmedeki düzenlemenin değiştirildiği, dolar kurunun sabitlendiği sonucunu doğurmaktadır. İhtirazi kayıtsız ödemeleri kabul eden davacı yüklenici şirket bu durumun aksini ispatlayacak bir delil dosyaya koyamamıştır. Mahkemece davanın reddi yerine, sözleşmenin 12.6. maddesine dayanılarak davanın kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekli görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy