(2004 S. K. m. 278, 279, 283/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili geldi. Davalılar avukatı gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemiyle açılmış, dava sırasında davalı 3. kişinin taşınmazı dava dışı dördüncü kişiye devretmesi nedeniyle tazminatla sorumlu tutulması talep edilmiş, mahkemece yapılan tasarrufun muvazaalı olmadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-borçlu Enver, dava konusu taşınmazda sahip olduğu 1/2 hissesini, tasarruf tarihinde eşi olan diğer davalı Emine'ye tapuda devretmiştir. Davalı Emine tarafından da dava tarihinden sonra taşınmazın tüm hissesi dava dışı Fatma'ya, bu kişi tarafından da yine dava dışı Hikmet'e devredilmiş olup halen Hikmet adına kayıtlıdır.
Mahkemece mahallinde keşifle alınan bilirkişi raporunda davalılar arasındaki tasarruf tarihinde taşınmazın tamamının değeri 70 milyar TL. olarak belirlenmiş, davacı vekili 28.3.2003 tarihli dilekçesiyle davalı Emine'nin dava konusu taşınmazı dava dışı kişiye devrettiğinden İİK.nun 283/2. maddesi gereğince 70 milyar TL.dan sorumlu tutulması talebinde bulunmuştur.
Davalılar tasarruf tarihinde evlidirler. Borçludan satın alan ile borçlu arasında İİK.nun 278. maddesinde gösterilen derecede yakınlığın varlığı halinde iyiniyete bakılmaksızın tasarrufun iptaline karar verilmesi gereklidir. Ayrıca davalı Emine davaya cevabında, davalı-borçlu eşine çeşitli tarihlerde yüksek meblağda borç para verdiğini, dava konusu hisseyi bedelini fazlasıyla ödeyerek aldığını savunmuş olmakla İİK.nun 279. maddesi şartları da davada oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle davalılar arasındaki tasarruf iptale tabidir. Ancak davalı Emine Serap Pakdil taşınmazı elden çıkarttığından, İİK.nun 283/2. maddesi uyarınca bedelle sorumludur.
Mahkemece yapılacak iş, davalı Emine yönünden alacak ve ferilerini geçmemek kaydıyla, bilirkişi raporu, davacı vekilinin 28.3.2003 tarihli dilekçesindeki talebi ve davalılar arasındaki tasarrufun 1/2 hisseye yönelik olması dikkate alınarak 35 milyar TL. tazminatla sorumlu tutulmasından ibarettir.
Yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy